PSM logo
İstanbul|
19°
Anasayfa
Gündem

“2024’te elde ettiğimiz kazanımlar, 2025 için yeni yatırım haberlerini müjdeliyor”

Cari açık azaldı, tüm derecelendirme kuruluşları not artırdı, risk primi düştü, gri listeden çıktık, dezenflasyon başladı, TCMB rezervleri rekor kırdı… BankPozitif Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erkan Kork, 2024’teki bu olumlu gelişmeler ışığında 2025’ten itibaren Türkiye’ye doğrudan uluslararası yatırım girişinin artacağını öngörüyor. Kork, “BankPozitif de Türk bankacılık sektörüne paralel olarak yeni yılda da büyümesini sürdürecek ve bu topraklardan kazandığını yine bu toprakların geleceğine harcamaya devam edecek” diyor...

“2024’te elde ettiğimiz kazanımlar, 2025 için yeni yatırım haberlerini müjdeliyor”

PSM // ÖZEL HABER


BankPozitif Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Erkan Kork, genelde Türkiye ekonomisi ve finansal teknoloji sektörü, özelde de BankPozitif ile ilgili 2024 yılından kaydedilen gelişmeleri değerlendirip 2025 yılına yönelik beklenti ve öngörülerini PSM okurları için paylaştı.

Doğrudan yatırımlarla Türkiye’ye yabancı sermaye girişinin önemine dikkat çeken Kork, dijitalleşme ekseninde başta yapay zekâ olmak üzere yeni nesil teknolojilere haiz nitelikli işgücü yetiştirmenin önemini de özellikle vurguluyor. Bu doğrultuda başlattıkları özel bir projenin ayrıntılarını da paylaşıyor...


 

2024, Türkiye ekonomisi açısından nasıl bir yıl oldu? Bundan sonraki süreçte ekonomi cephesini neler bekliyor?

2024, Türkiye ekonomisinin hak ettiği noktaya doğru emin adımlarla ilerlediği bir yıl oldu. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde uygulanan programlar ve reformlar, Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek'in kararlı duruşuyla hayata geçirilen finansal disiplin ve maliye politikaları ile ekonomi yönetimimizin ortaya koyduğu stratejiler bu başarıya ulaşmamızda önemli bir rol üstlendi.

Dezenflasyon sürecinin sekteye uğramadan 2025’te de devam edeceğini düşünüyorum. Yeni ekonomik programın kazanımlarını elde ettiğimiz; cari açıkta önemli azalmanın olduğu, risk priminin düştüğü, gri listeden çıktığımız, dezenflasyonun başladığı, TCMB rezervlerinin rekor kırdığı ve tüm derecelendirme kuruluşlarının not artırdığı bir yılı geride bırakıyoruz. Düşünebiliyor musunuz, 2024 yılında üç büyük kredi derecelendirme kuruluşundan not artırımı alan tek ülkeyiz. Eminim ki önümüzdeki süreçte yatırım yapılabilir kategoriye gireceğiz. O yüzden bu sürecin devamlılığı önemli ve sağlıklı bir şekilde ilerlemesi gerekiyor.

Daha önce de ifade ettiğim gibi ekonominin yüzde 30’u veri, yüzde 70’i ise algıdan ibaret. Veriler iyi gidiyor. Bu güzel bir gelişme ama beraberinde algıyı da iyileştirmek gerekiyor. Ülkemiz 2023’ün ikinci yarısından itibaren algıyı iyi bir şekilde yönetmeye gayret gösterdi ve gelinen noktada başarılı olunduğunu görmek mutluluk verici.

Not artışlarının etkisiyle ülkemize giriş yapan yabancı yatırımlarda da artış olacaktır. Ülkemiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki son 20 yılda yaklaşık 270 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım çekti. Türkiye’de bulunan uluslararası şirketlerin sayısı 80 bini aştı. Aynı zamanda dünyadaki doğrudan yabancı yatırımların yüzde 1’ini çekmeyi başardık. Türkiye'ye uluslararası doğrudan yatırım girişi ise yılın ilk 10 ayında 8.5 milyar dolar oldu.

2025’te bu tutarın çok daha üzerinde bir yatırım girişiyle performansımızı artıracağımızı düşünüyorum. Türkiye'deki yatırım fırsatlarını, ülkemizin taşıdığı güçlü potansiyeli, yetenekli ve genç iş gücümüzü tüm dünya ülkelerine ve yatırımcılara anlatmayı sürdüreceğiz. Türkiye, kendisine güvenen her yatırımcının başarı hikayesi yazdığı bir ülke olmaya devam edecektir.

 

BankPozitif 2024’ü nasıl geçirdi? Bu süreçte hedeflerinize ulaşabildiniz mi? 2025 yılı nasıl geçecek?

BankPozitif, 1999’da kurulan ve bugüne kadar Türkiye ekonomisine 7.5 milyar doların üzerinde kredi sağlama başarısına imza atarak sektörde önemli bir oyuncu olmayı başaran büyük bir banka. 25 yıllık deneyimiyle dijitalleşme temelleri üzerine kurulmuş ve bu istikamette ilkleri başarmış. Her yıl olduğu gibi 2024’te de hedeflerinin üzerinde bir performans sergiledi. Kamuyu Aydınlatma Platformu’na bildirilen verileri paylaşacak olursak BankPozitif;

• 2024 yılının üçüncü çeyreğinde 1 milyar 510 milyon TL aktif büyüklüğe ulaştı. Toplam özkaynak büyüklüğü ise 421 milyon TL olarak gerçekleşti.

• Üçüncü çeyrek sonunda 345 milyon TL olarak gerçekleşen nakit kredi büyüklüğü, toplam aktiflerin yüzde 23’ünü oluşturdu.

• 30 Eylül 2024 itibarıyla konsolide olmayan sermaye yeterlilik oranı yüzde 38.26 seviyesinde gerçekleşti. Bu oran, bankamızın sektör ortalamasının oldukça üzerinde güçlü sermaye yapısını devam ettirdiğini gösteriyor.

2024’ün üçüncü çeyreğinde Türkiye ekonomisine karşı sorumluluklarımızı yerine getirirken, hedeflerimize emin adımlarla ilerlemeye devam ettik. Bu dönemde tüm imkânlarımızla başta reel sektöre destek olmayı sürdürdük. Durmak bize yakışmaz! Bu yüzden ülkemizi hep birlikte geleceğe taşımak ve Türkiye’nin kalkınmasına destek olmak hedefiyle çalışmaya devam edeceğiz.

Sektörümüz de bu dönemde büyümeye devam etti ve 30 trilyon liralık büyüklüğe ulaştı. Yeni yılda da güçlü pozisyonda kalmaya devam edeceğimize inanıyorum. BankPozitif, Türk bankacılık sektörüne paralel olarak yeni yılda da büyümesini sürdürecek ve bu topraklardan kazandığını yine bu toprakların geleceğine harcayacak.

 

“25 OKULA BİLGİ VE TEKNOLOJİ SINIFI KURUYORUZ”

 

BankPozitif’in dijitalleşme yolculuğunu nasıl yorumlarsınız? Banka bu konuda hangi ürün ve hizmetleri müşterilerine sunuyor?

Dijitalleşme en çok önem verdiğimiz ve en fazla kaynak ayırdığımız alanların başında geliyor. Daha önce de ifade ettim, BankPozitif, bankacılık lisansına sahip bir teknoloji şirketi. Bugün Türkiye yollarında dolaşan yerli aracımızı nasıl ki akıllı bir cihaz olarak tanımlıyorsak, bankamızı da bir teknoloji şirketi olarak tanımlıyoruz.

Dijital altyapıyı güçlendirerek bankacılık deneyimini daha etkili bir hale getireceğiz. Bankamızla yolu kesişen tüm müşterilerin ihtiyaçlarını uçtan uca karşılayacak çözümler üretiyoruz. Sadece müşterilerimize değil, gücümüz yettiğince öğrencilerimize de destek oluyoruz.

Bu vesileyle güzel bir gelişmeyi paylaşmak isterim: İstanbul Valisi Davut Gül ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür’ün de hazır bulunduğu imza töreniyle kasım ayında İstanbul Valiliği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İstanbul Çocukları Vakfı iş birliğiyle güzel bir projenin temelini attık. İstanbul’da 25 ilçede, 25 okula bilgi ve teknoloji sınıfı kuruyoruz. İmzaladığımız protokol ile Arnavutköy, Ataşehir, Avcılar, Bağcılar, Bahçelievler, Bakırköy, Başakşehir, Beşiktaş, Beyoğlu, Çatalca, Esenler, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören, Kadıköy, Kağıthane, Kartal, Pendik, Sancaktepe, Sarıyer, Sultanbeyli, Sultangazi, Şile, Ümraniye ve Zeytinburnu ilçelerimizde bulunan 25 okulda geleceğimiz olan çocuklarımız, gençlerimiz ileri teknoloji barındıran sınıflarda eğitim alacak. Bu projenin benzerini daha önce Kayseri’de de hayata geçirmiştik. Bundan daha güzel bir gelişme olabilir mi?

Her zaman kodlama eğitiminin önemine vurgu yapıyorum. Hangi alanda lisans eğitimi alırsa alsın, her üniversite öğrencisi mutlaka kodlama öğrenmeli. Yapay zekâ önümüzdeki süreçte hayatımızın her alanında etkin bir şekilde rol alacak. Biz de bu doğrultuda büyük bir mesai harcıyoruz. Önümüzdeki süreçte üretken yapay zekâ teknolojisi markajımızda olacak. Mevcut verileri analiz etmenin ötesinde, yeni veriler üreterek özgün içerik ortaya koyabilen üretken yapay zekâ ile daha geniş ve selektif bir müşteri tabanına daha iyi bir hizmet sunabileceğiz.

Bundan sonraki süreçte de yenilikçi teknolojilerle hizmetlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz. Ayrıca, dijitalleşmenin iş süreçlerimize entegrasyonunu destekleyen eğitimlerle çalışanlarımızın bu dönüşüme uyumunu artırmayı sürdüreceğiz. Yeni dönemde dijitalleşme ve inovasyon yatırımlarımızı genişleterek yenilikçi ürünlere odaklanacağız. Yüksek etki ve fayda sağlayan yatırımlarımızı ivedilikle sürdüreceğiz. Ülkemiz için değer oluşturma yolculuğumuza devam edeceğiz. Özetle, 2025 yılında da daha güçlü bir Türkiye ekonomisi ve daha güçlü bir BankPozitif için kararlılıkla çalışacağız.

 

BankPozitif’in de bağlı olduğu CapitalTurk Holding, İstanbul Valiliği, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İstanbul Çocukları Vakfı iş birliğiyle İstanbul’un 25 ilçesindeki 25 okula bilgi ve teknoloji sınıfı kurulması için oluşturulan protokol törenle imzalandı...


Davut Gül

İstanbul Valisi

 

“Aziz İstanbul’a İyiliğin 100 Hali” projemiz kapsamında İstanbul’un 25 ilçesindeki 25 okula bilgi ve teknoloji sınıfı kuruyoruz... Hangi alanda lisans eğitimi alırsa alsın, her üniversite öğrencisi mutlaka kodlama öğrenmeli. Yapay zekâ önümüzdeki süreçte hayatımızın her alanında etkin bir şekilde rol alacak.”

 

Peki yapay zekâ, bankanın kendi işleyişine nasıl bir katkı sağlıyor? Müşterilere nasıl bir deneyim sunuyor?

Müşteriler, ihtiyaçlarının zaman ve mekan unsurları fark etmeksizin 7/24 karşılanmasını istiyor. Biz de sürekli güncellediğimiz teknolojilerimiz ve yeniliklerimizle müşterilerimize istedikleri her anda güvenli ve kolay bir dijital deneyim sunmak için çalışıyoruz.

Dijitalleşme artık yeni fonksiyonlar eklemekten ibaret değil; uçtan uca dijital hizmetler sunabilmek ve müşterilere bu deneyimi hissettirebilmek gerekiyor. Klasik bankacılık bitiyor. Artık müşteri neredeyse banka orada. Hızla gelişen dijital teknolojiler, altyapılarda ve iş yapış modellerinde kesintisiz dönüşüm ihtiyacına yol açıyor. Hayat her geçen gün daha fazla dijitalde ve mobilde yaşanıyor. Mobil kullanımı giderek artıyor. Mobilden müşteri kazanımı, açık bankacılık ve gömülü finans uygulamaları çeşitli finansal hizmetlere erişimi genişletiyor.

Yapay zekâ, internetin yaptığı gibi teknolojiyle etkileşimimizi temelden değiştirmeye hazırlanıyor. “Bankamızın kendi işleyişine nasıl bir katkı sağlıyor” sorusuna gelecek olursak, özellikle teknoloji ve dijital dönüşümde, yapay zekâ eğitimi yeteneği olan ekiplerin çalışmasını sağlayarak, tüm birimlerin IT ekiplerine ihtiyaç duymadan iş üretebilir hale gelmesini hedefliyoruz. Müşteri deneyimini iyileştirmek ve dijital dönüşüm süreçlerimizde her kanaldan kaliteli ve kesintisiz hizmet sunmak için yapay zekâ temelli uygulamalarımız hizmet veriyor. Bu sayede operasyonel verimliliğimizi de artırmış oluyoruz.

 

“2025’TE YENİ MÜJDELER VE YATIRIM HABERLERİ BİZİ BEKLİYOR”

 

Uluslararası doğrudan yatırımların Türkiye’ye gelmesi noktasında çok çaba sarf ettiğinizi biliyoruz. Ülkemiz uzun vadeli yatırımları çekme konusunda şu ana kadar nasıl bir yol kat etti?

Ülkemiz özellikle son 20 yılda önemli bir mesafe kat etti yabancı yatırımların ülkemize gelmesi noktasında. Yukarıda da bahsettim, 20 yılda yaklaşık 270 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım girmiş. Türkiye’de bulunan uluslararası şirketlerin sayısı 80 bini aşmış. Dile kolay, 2003 yılından bugüne kadarki süreçte, uluslararası doğrudan yatırımlarla cari açığın yüzde 40'ı finanse edilmiş. O tarihten bugüne sürekli artan bir yatırım girişi var ama daha gidilecek çok yolumuz var.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yaptığı her yurt dışı ziyaretinde Türkiye ekonomisinin dinamiklerini ve barındırdığı avantajları yabancı yatırımcılara anlatıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in dünyanın en önemli finans şehirlerinde yatırımcılara dikkat çekici sunumlar yaptığını biliyoruz. Türkiye'ye uluslararası doğrudan yatırım girişi bu yılın ilk 10 ayında 8.5 milyar dolara ulaştı. Fintek alanında ise 191 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüyle tüm zamanların rekoruna ulaştık.

2025’te bu seviyelerin çok daha üzerine çıkacağımıza inanıyorum. Türkiye, finans alanında önemli bir potansiyele sahip. Ekonomimiz güçlü ve kararlı bir yönetimle parlak bir geleceğe doğru emin adımlarla ilerliyor. Özellikle 2024’ü rekor yatırımlarla tamamlayan fintek alanında da büyük çaplı yatırımların yeni yılda geleceğini düşünüyorum.

Yatırımlar sadece istihdama katkı sağlamıyor, ülke ekonomisini de dönüştürüyor. Ar-Ge harcamaları, tasarım merkezi faaliyetleri ve genişleme yatırımları yapılıyor. Eğitilen insan kaynağının ülkeye kazandırılması da uluslararası doğrudan yatırımların kritik sonuçlarından biri.

Her zaman ifade ediyorum; ülkemiz, müteşebbis iş kültürü, genç nüfusu, rekabetçi ürün ve hizmetleriyle küresel aktörlerden önemli yatırımlar çekiyor, çekmeye de devam edecek. Fiyat istikrarının sağlanmasıyla güzel vatanımız çok daha farklı bir tabloya kavuşacak. Fiyat istikrarının ve finansal istikrarın olduğu bir ülkede yatırım iştahı her zaman yüksektir. Yeni yılda ülkemiz adına yeni müjdelerin ve yatırım haberlerinin gelmesini bekliyorum.

 


“İş dünyası olarak önemli yatırımların ülkemize gelmesi için sadece elimizi değil, gövdemizi de taşın altına koymaya devam edeceğiz. Bu doğrultuda yeni yılda daha çok ülke ziyaret edeceğiz, daha çok yatırımcıyla buluşacağız ve ülkemizin potansiyelini, stratejik konumunu ve sunulan avantajları daha yüksek sesle anlatmayı sürdüreceğiz.”

 

“ÖDEMELER, FİNTEK SEKTÖRÜNÜN LOKOMOTİFİ KONUMUNDA”

 

Fintek özelinde de bir soru yöneltmek isteriz. Sektör yılı nasıl geçirdi? Fintek şirketlerine ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

2024, küresel fintek pazarında önemli gelişmelerin öne çıktığı bir yıl oldu. Yılın ilk yarısında yatırımların toplamı 51.9 milyar dolar oldu. Bu süreçte ödemeler ise 21.4 milyar dolarlık yatırımla fintek pazarında öne çıkan sektör olmayı sürdürdü.

Ülkemizde de özellikle ödeme sistemleri, finansal hizmetlerin dijitalleşmesi ve KOBİ'lerin finansmana erişimini kolaylaştıran uygulamalar, yatırımcıların ilgi gösterdiği çözümler olmaya devam etti. Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi koordinasyonunda hazırlana Türkiye Fintek Genel Görünümü Raporu’na göre, fintek alanında 191 milyon dolarlık yatırımla tüm zamanların rekoruna ulaştık.

Ülkemizdeki fintek şirketlerinin 282’si ödemeler, 119’u bankacılık teknolojileri, 107’si de blokzinciri ve kripto varlık alanlarında faaliyet gösteriyor. Veriler ve rekor yatırımlar finteklere ilginin artarak devam edeceğini gösteriyor.

Malumunuz, ödeme çözümlerinde dijitalleşme artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Yapay zekâ, fintek ekosisteminde büyük bir dönüşüm sağlıyor. Veri analizi ve müşteri hizmetleri gibi stratejik alanlarda etkisini artıran yapay zekâ tabanlı çözümler, yatırımcıların bu alana ilgisini canlı tutuyor. Ülkemizde de fintek girişimleri yapay zekâ teknolojilerini benimseyerek operasyonlarını daha verimli hale getiriyor. Sadece bununla da sınırlı kalmayıp kullanıcı deneyiminde önemli iyileştirmeler sağlanıyor. Genç ve teknolojiye uyum sağlamış nüfusumuz ve dijitalleşme adımları, ödeme sistemlerinde büyük bir potansiyel meydana getiriyor.

Ülkemiz, fintek açısından bakıldığında dinamik bir pazar. Türkiye’de 600’den fazla aktif finansal teknoloji şirketi bulunuyor. Bu şirketler müşterilerine ödeme işlemleri, yatırım, borç yönetimi, sanal bankacılık gibi birçok alanda hizmetler sunuyor. Böyle dinamik bir ülkede fintek yatırımlarının artması doğal bir gelişme.

Bir araştırmaya göre, fintek pazarının yıllık ortalama yüzde 15 büyümesi bekleniyor. Her ne kadar küresel fintek yatırımları son birkaç yılın düşük performansını gösterse de pazar büyümeye ve gelişmeyi devam edecek. Türkiye özelinde ise faizlerin aşağı çekilmesiyle yatırım için uygun koşullar oluşacak. Bu yüzden fintek yatırımlarının daha da artmasını bekliyorum. Düşük faiz oranları, borçlanma maliyetlerini düşürerek yatırımcıların daha kararlı adımlar atmasına imkan verecek.

Son olarak fintek sektöründe şirket birleşmeleri ve satın almaların da 2025’te artacağını düşünüyorum. Özellikle yabancı yatırımcılar bu alanlardaki fırsatları değerlendirecektir.

Yorumlar

0 yorum

Yorum bırak

Yorumunuzu bizimle paylaşın.

Yorumlar yayına alınmadan önce kontrol edilir.

Henüz yorum yok.