Avrupa’da ödemeler için yeni dönem: SEPA Instant ve VoP
9 Ekim itibarıyla SEPA (Tek Euro Ödeme Alanı) için yeni bir dönem başladı. Türkiye’nin 2021 yılında başlattığı FAST sisteminin bir benzeri olan SEPA Instant ödeme altyapısı AB vatandaşları için önemli avantajlar sağlarken, bölgede faaliyet gösteren finans kurumları için birçok yükümlülük getiriyor...

PSM // ÖZEL HABER
Türkiye’nin bankacılık ürün ve hizmetlerinin kalitesi ve çeşitliliği açısından Avrupa’da hatta dünyada bile ön sıralarda yer aldığı, artık hemen herkesin kabul ettiği bir gerçek. Çok küçük bir örnek vermek gerekirse, Avrupa’da ATM’lerin genel hizmeti neredeyse sadece bakiye görüntüleme ve para çekme üzerinedir. Bakın, “para yatırma” bile demedim. Çünkü sadece kendi bankanızın ATM’lerinden para yatırma işlemi yapabilirsiniz. Altın, borsa işlemlerinden tutun da kredi çekmeye kadar neredeyse tüm bankacılık ürün ve hizmetleri yelpazesine uzanan ATM’lerimize alışkın biri için bu durumu açıklamak oldukça zor olsa gerek.
FAST sisteminin Avrupa versiyonu
Benzer bir durum ödeme sistemlerinde de karşımıza çıkıyor. Ülkemizde banka mesai saatleri içinde yapılabilen EFT sisteminin 7/24 çalışır hale gelmesi, FAST adı altında 2021 yılında gerçekleşmişti. Avrupa Birliği ise ödemelerde “güncel teknolojinin gerisinde kalma” riskini ancak Mart 2024’te kabul edilen Regulation (EU) 2024/886, yani Instant Payments Regulation (IPR) ile bertaraf etmeye başladı.
Bu regülasyonun getirisi olarak, bizdeki EFT sistemine karşılık gelen ve SEPA (Single Euro Payments Area) ödeme altyapısında bulunan SCT (SEPA Credit Transfer) sistemine ek olarak SEPA Instant ödeme altyapısına geçme kararı alındı.
Anında ve 7/24 çalışacak bu ödeme yöntemiyle transfer süreci 10 saniye içerisinde tamamlanarak paranın karşı tarafa geçmesi sağlanıyor. “Yenilik bunun neresinde” dediğinizi duyar gibiyim. Ama dedik ya, biz biraz ilerideyiz. İşte bu, 2021 yılında başlattığımız FAST sisteminin Avrupa versiyonu. Geç olsun da güç olmasın diyelim.
Bu vesileyle 9 Ocak 2025 tarihinde tüm PSP’ler (ödeme servis sağlayıcılar) ve dolayısıyla bankalar, en azından gelen SEPA Instant ödemelerini kabul etmeye zorunlu olarak başladı.
9 ay sonrasında, yani 9 Ekim 2025 tarihinde ise SEPA Instant ödemeleri göndermek de zorunlu hale geldi.
Euro bölgesi dışında kalan SEPA ülkeleri içinse geçiş tarihleri daha ileri: Örneğin SEPA üyesi ancak Euro kullanmayan ülkelerde alım yeteneği 9 Ocak 2027’de, gönderim ve VoP (Verification of Payee) fonksiyonları ise 9 Temmuz 2027’de devreye girecek.
Bu tarihler aslında yıllardır süregelen altyapı, regülasyon ve piyasa baskılarının kesişim noktası diyebiliriz.
Bu değişim sadece “bankalar Instant ödemeyi sunacak” düzeyinde değil; ödeme altyapısının, risk kontrol sistemlerinin, müşteri deneyiminin ve likidite yönetiminin yeniden düşünülmesi gereken bir kırılma noktası haline geliyor.
VoP sorgusuyla gelen güvence
AB bölgesi için muazzam bir yenilik ve teknoloji açılımı olmasının yanında, bir de ek fonksiyon olarak VoP zorunluluğu da getirildi. Bunu, Türkiye’deki IBAN girişi sırasında hesap sahibinin ad ve soyadının ilk iki karakterini gösterip gerisini maskelemesine benzer bir özellik olarak düşünebilirsiniz.
Burada ödemeyi yapan müşteriden IBAN ve isim-soyadı girişi yapması bekleniyor. Eğer bu iki bilgi birebir uyuyorsa, sistem bu şekilde bir bilgilendirme yapıyor ve herhangi bir uyarı vermeden ödemenin gerçekleşmesine izin veriyor.
Eğer bu iki bilgi hiç uymuyorsa, sistem “uyumsuzluk” uyarısı veriyor ancak “Emin misiniz?” veya “Yine de göndermek istiyor musunuz?” diyerek müşteriden bir onay daha alıyor.
Üçüncü bir alternatif ise isim-soyadı kısmında yazım hatası veya benzerlik olması durumunda ortaya çıkıyor. Bu sefer “Bakın, sizin yazdığınız isim uymuyor ama bu hesabın sahibi şu isimde görünüyor. Ödemeyi bu isim olarak değiştirip gönderelim mi?” şeklinde bir uyarı veriliyor.
Son bir uyarı tipi ise teknik nedenlerle (örneğin sistemin kapalı olması, müşteri bilgilerine ulaşılamaması gibi) VoP sorgusunun yapılamadığı durumlarda çıkıyor ve müşteri “Şu anda VoP sorgusu yapamıyorum, yine de göndermek istiyor musunuz?” şeklinde uyarılıyor.
Dikkat edilirse hiçbir durumda ödemeyi durdurucu bir aksiyon alınmıyor, sadece müşterinin onayına ve kontrolüne sunuluyor. Müşteri isterse yine de gönderim yapabiliyor.
Bu sayede son yıllarda artan “yanlış hesaba gönderim” ve “IBAN dolandırıcılığı” vakalarına karşı ciddi bir koruma sağlanması hedefleniyor. Ayrıca bu fonksiyonun kullanılması sadece Instant ödemelerde değil, klasik SCT ödemelerinde de zorunlu hale getiriliyor.
İşlemden ziyade müşteri bazlı kontrol
Tüm bunlara rağmen müşteri şikayetlerine neden olabilecek durumlar yaşanabiliyor. Hız her zaman avantaj sağlamadığı gibi, 10 saniyede karşı tarafa ulaşmış bir ödemeyle ilgili iade talebi veya şikayet durumlarında süreçlerin yeniden tasarlanması gerekiyor. Jargonda “happy path” olarak adlandırılan problemsiz ideal senaryoların yanında, bu gibi ek durumlar da zorlukları beraberinde getiriyor.
Ek olarak ve kısaca, SEPA Instant ödemenin göze çarpan bazı temel kurallarını şöyle özetleyebiliriz:
Müşterinize normal SCT ödemesini nereden ve nasıl sunuyorsanız, Instant ödemeyi de aynı şekilde sunmak zorundasınız.
Örneğin, şubeye gelen bir müşteri SCT ödemesi yapılabiliyorsa, Instant yapmak istediğinde “onu şubeden yapamıyoruz” diyerek dijital kanallara yönlendiremezsiniz. Ya da SCT için toplu ödeme fonksiyonunuz varsa, Instant için de bunu sağlamalısınız.
Bir diğer önemli kural da masraflar konusunda. SEPA altyapısında bir ödemenin bankaya maliyeti yok denecek kadar düşük olduğu için genellikle SEPA ödemeleri müşterilere ücretsiz sunuluyor.
Instant ödemelerde de bu durum bir kurala bağlandı: Bir Instant ödeme için en fazla bir SCT ödemede alındığı kadar masraf alınabilir.
Yani “SCT karşı bankaya ertesi gün gidiyor, ben Instant ile bunu anında yapıyorum, bu yüzden ekstra ücret alırım” diyemiyorsunuz.
Bir başka konu da AML tarafında karşımıza çıkıyor. Regülasyonun getirdiği 10 saniyelik işlem baskısı nedeniyle, işlem bazında kontrollerden ziyade müşteri bazlı kontrollerin önemi artıyor.
Yani sistem diyor ki: “Müşterilerinden emin ol ki, onların ödemelerinden de korkma.”
Bu ve benzeri pek çok kural, müşteri tarafında hep pozitif şekilde değerlendirilebilir.
Ekstra ücret yok, ekstra mesai var!
9 Ekim sabahı itibarıyla artık müşteriler için daha hızlı ve daha güvenli bir ödeme tipinden bahsedebiliyoruz.
Ancak tüm bu kurallar ve fonksiyonlar, bankalar açısından önemli operasyonel yükler ve maliyetler doğuruyor.
Mevcut çekirdek bankacılık sistemleri (core banking) genellikle “batch” yani toplu işlem odaklıdır. Bunları 7/24 çalışan, anlık işlem destekli hale getirmek önemli bir mimari dönüşüm gerektirir.
Bir kere, bahsettiğimiz gibi, işleme özel ek bir masraf alınamıyor. Hatta çoğu zaman ücretsiz olduğu için bu hizmet müşteriye bedelsiz sağlanmak zorunda kalıyor.
7/24 çalışmak ise beraberinde pek çok zorluk getiriyor. Hafta sonu veya tatil günlerinde likiditenin kontrolü oldukça zorlaşıyor. Gecelik faizden yararlanılabilecekken, likit tutma zorunluluğu nedeniyle bu kazançtan da vazgeçilmiş olunuyor.
Mutabakat zorlukları, izleme ve geri bildirim sorumlulukları, tüm kanallardan hizmet verme zorunluluğu (örneğin kullanım azlığı nedeniyle kimsenin aklına gelmeyen EBICS kanalı ve onun geliştirmeleri), UI/UX iyileştirmeleri, testleri, taşımaları gibi ek geliştirme maliyetleri; IT masrafları, sunucu, hat, kuyruk, API yapıları, bakımlar, yedeklemeler, stres testleri, acil durum planları...
Özellikle VoP tarafında üçüncü taraflarla entegrasyon, yönetim ve anlaşma süreçleri de ayrı bir yük oluşturuyor.
Bunların tümünü anlayan, yöneten ve geliştiren kalifiye personel ihtiyacı; müşteriyle temas eden çalışanların eğitimi, problem anında doğru yönlendirme yapabilmesi... Liste uzayıp gidiyor. Gerçekten de zorlu bir süreç geride kaldı.
3 bine yakın finansal kuruluşu yeni sisteme geçti
Yasal süre geçmesine rağmen hâlâ tüm hizmetleri tam olarak sunamayan hatırı sayılır sayıda ve büyüklükte banka olması -hatta bazılarının istisna talebiyle ek süre istemesi- durumun zorluk seviyesini net biçimde gözler önüne seriyor.
Şu anda 2 bin 800’ün üzerinde Avrupa bankası ve ödeme servisi sağlayıcısı SEPA Instant ve VoP sistemine geçmiş durumda.
Günde ortalama 300 milyon adedin üzerinde Instant ödeme işleniyor.
Hollanda, Finlandiya ve İspanya bu alanda öncü ülkeler arasında.
Avrupa genelinde tüm Euro transferlerinin yaklaşık yüzde 60’ı artık Instant olarak gerçekleşiyor. 2026 ortasına kadar bu oranın yüzde 85’e çıkması bekleniyor.
Avrupa Merkez Bankası, sistemin devreye girmesinden sonraki ilk haftada toplam transfer hacminde yüzde 18 artış olduğunu bildirdi.
Önümüzdeki dönem beklentileri
• Instant işlemlerin payı hızla artacak; bazı bankalar işlemleri önce “zorunlu Instant” modunda açıp daha sonra “isteğe bağlı Instant/normal transfer” moduna geçebilecek.
• 2026-2027 döneminde SPS (bulk işlemler) de Instant’a kayacak; kurumsal müşteriler, dosya temelli kredi transferlerini anlık transferlere dönüştürecek. Bu da Instant kullanımını hem sayı hem değer açısından ciddi biçimde artıracak.
• VoP doğruluğu ve dizin veri kalitesi geliştikçe “uyumsuzluk” hataları azalacak, kullanıcı tarafındaki “alarm hissi” düşecek ve sistem güven algısı güçlenecek.
• Instant ödeme altyapısı sunamayan bankalar müşteri kaybı riskiyle karşılaşacak.
Tüm bunlar düşünüldüğünde, klasik SEPA’nın rolü büyük olasılıkla daha düşük öncelikli, toplu işlemler veya yedek sistem olarak kalacak gibi görünüyor.
Kısacası Avrupa’da artık para, mesai saatine değil teknolojiye bağlı. Ve bu kez sadece daha hızlı değil, çok daha güvenli bir sistem var.
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
