DOLAR

18,6443$% 0.02

EURO

19,4227% -0.04

STERLİN

22,5834£% -0.18

GRAM ALTIN

1.051,02%-0,01

ÇEYREK ALTIN

1.699,00%-0,06

BİTCOİN

307453฿%-0.33788

Yatsı Vakti a 02:00
İstanbul HAFİF YAĞMUR 10°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Boşanmak nasıl bir travma?

 
1) Evlilik kurumunda ne değişti?
Evlilik kurumunu sorgulamak günümüzde doğal bir olgu oldu. Eskiden kurum sorgulanmazdı pek; dokunulmazlığı vardı. Boşanmak çok kötü bir durum olarak kabul edilebiliyordu. Kişi kurumun içerisinde mutlu değilse bunu dile getirme özgürlüğünü kazandı artık. 
 
2) Evlilikte kendi anne-babamıza mı dönüşüyoruz?
Kadının ve erkeğin yakın ilişki şablonu kendi annesi ve babasıdır. Farkındalık geliştirmeyen çiftler bir zaman sonra kendi anne-babaları gibi bir evlilik sürdürmeye başlıyor. Kadın eşine annesi gibi davranıp onu babası gibi görüyor; erkek eşine babası gibi davranıp onu annesi gibi görmeye başlıyor. Çift kendi olmaktan çıkıyor. Burada kişi kendi üzerindeki kabukların farkına varmalı ve onlardan sıyrılmalı.
 
3) Neden boşanıyoruz? 
Genel neden geçimsizlik olabiliyor. Bir üçüncü kişinin çiftin ilişkisine dahil olması da sık rastlanan boşanma nedenlerinden biri. Çiftlerden biri kurumun içerisinde mutlu ve memnun olmadığını da dile getirebiliyor; kendini daha geliştirmişse ve eşi ona yeterli gelmiyorsa, bu da bir boşanma nedeni olabiliyor. Uzun zamandır bazı şeylerden yoksun olarak evlilik hayatını sürdüren biri için de boşanmak doğru bir seçim olarak görülebiliyor. 
 
4) Boşanmak bir travma mı? 
Boşanmak bir travma; insanları gerçekten kötü etkiliyor. Çünkü evlilik, içine çok fazla umut konan bir başlangıç; hayat boyu süreceğine dair bir umut var. Gerçi şimdiki nesil daha kısa süreli birlikteliklere de normal bakıyor. Her şeye rağmen, zaman ne kadar değişse de, genel olarak evliliğe alışıldık o eski idealle, ömür boyu birlikte olmak amacıyla başlandığı için evlilik devam etmediğinde kişilerde öncelikli olarak başarısızlık duygusu yaşanıyor. 
 
5) Boşanmak hangi duyguyu tetikliyor? 
Sorun kimde olursa olsun, her iki taraf da özgüveni çokça örseleyen bu başarısızlık duygusunu yaşıyor. Boşanmak isteyen taraf belki biraz daha yaşıyor bu duyguyu; boşanmak istemeyen taraf da “istenmemiş olma” duygusunu ağır bir şekilde yaşıyor. Derin bir reddedilmişlik ve istenmemişlik yaşayan bu tarafın da özgüveni oldukça zedeleniyor. Ancak her iki taraf da beraber, diyalog içerisinde boşanmaya karar verirse boşanma travması bir nebze hafifliyor. Yine de boşanmaya karşılıklı diyalogla karar verebilen çiftlerin sayısı çok az. Bu kadar iyi diyalog kuran çiftler zaten boşanmıyor!  
 
6) Boşanmak kadını ve erkeği nasıl etkiliyor?  
Boşanma kadını ve erkeği farklı şekillerde etkiliyor. Bu tür durumlarda kadınlar genelde kendilerini çok hızlı suçlar; ilişkiyi kendilerin beceremediğini düşünür ki bu çok örseleyicidir. Kadının özgüveni sarsılır; iç huzuru ve mutsuzluğu perçinlenir. Erkeklerse genelde sorunu kendilerine değil de karşı tarafa yöneltmeyi tercih ediyor. Toplum da erkeğin bu davranışına çokça katkıda bulunuyor. İlişkileri genelde kadınlar kotardığı için toplum tarafından “ilişkiyi sürdürmeyi beceremeyen” de yine kadın oluyor. 
 
7) Kadınlar neden boşanmayı daha çok talep eder oldu?
Kadınlar bilinçlenme sürecinde daha önde ülkemizde. Okur kitle genelde kadınlardan oluşuyor; kişisel gelişim kitapları ve çalışmaları daha çok kadınlar tarafından rağbet görüyor. Dolayısıyla kadınlar gelişmeye başladıkça ne isteyip istemediğinin ayrımına daha fazla varabiliyor. Ekonomik güce daha fazla sahip olmaya başladıkça, daha çok eğitim gördükçe ve özellikle bilinçlendikçe, kötü muameleye karşı koymayı öğreniyor. Bunu yapabildikçe de boşanmayla sonuçlanması muhtemel ilişki, toplum tarafından kadının “istemediği ilişki” olarak algılanıyor.  
 
8) Erkekleri kim koruyor? 
Erkeler kadınlarla aynı hızda kendini geliştirmiyor. Buna da çok ihtiyaç duymuyorlar açıkçası. Çünkü toplum tarafından zaten korunuyorlar; erkek böyle bir kaygı taşımıyor. Toplumumuzda “kocam olsun, duvarda sinek olsun” bile denir. Buradan da anlaşılacağı gibi “erkek” olmak “koca” olmaya yeterli olarak algılanıyor toplumda. Kendi geliştiren kadın, kendini geliştirmeyen erkekten ayrılmak istediğinde erkeğin egosu çokça yaralanıyor. Kadın cinayetlerinin artmasının bir nedeni de kadınların artık istemedikleri ilişkiye teslim olmamaları… 
 
9) Boşanma sonrasında kadını bekleyen tuzak ne?
Erkek boşandıktan sonra eski karısının yerine başka birini çok daha hızlı koyabiliyor. Kadın boşandığında ise genel olarak verdiği tepki, kendisiyle baş başa kalmak oluyor; hemen yeni bir ilişki yaşamaya sıcak bakmıyor. Bu noktada kadın yeni hayatını bir şekilde kendisine faydalı olacak şekilde, örneğin ekonomik özgürlüğünü kazanacak şekilde kurgularsa, boşanmış olduğu eşinin kıskançlığına da maruz kalıyor. Dolayısıyla boşanmış erkeğin kadını kıskanmasının tek nedeni kadının yeni bir erkekle ilişkisi olması değil; kadının başarısı da aynı zamanda… Bunlar kadınlar için çok tehlikeli ve acı tuzaklar. 
 
10) Boşanmak çocuk için gerçekten “öcü” mü? 
Eskiden neden ne olursa olsun, boşanmanın çocukları çok kötü etkilediğine dair bir “hurafe” vardı. Oysaki çift arasındaki şiddetli geçimsizlik de çocuklar için çok kötü bir örnek. Her ne kadar çocuklar sistemi korumayı sevseler de kötü giden bir sistemin, sürekli kavga eden bir çiftin ilişkisinin değişmesini, yaşadıktan sonra daha iyi anlayabilirler. Bununla birlikte yaşları çok küçük olan çocuklar sistemin, ne olursa olsun sabit kalmasını ister. 
 
11) Boşanmamak için en sık başvurulan bahane ne?   
Ebeveynin çocuğu için boşanmadığını söylemesi sadece bir bahane… Üstelik ebeveynin içinden çıkılamaz bir ilişki içerisinde halen boşanmamakta diretmesi, çocuğa çok kötü rol ve ilişki örnekleri sunacaktır. Böylece çocuk dahil olmak üzere tüm aile örseleniyor. Çocuğu genelde “bahane” olarak kullanan ama aslında boşanmaya kendisi hazır olmayan veya hiç istemeyen çok kişi var.  
 
12) Çocuk boşanma sebebi olabilir mi?  
Çocuk evliliğin en önemli dönüm noktalarından biri. Çocuk dünyaya geldiği zaman çift kadın ve erkek olmaktan çıkıp anne-baba olmaya yöneliyor. Bu defa kadın-erkek ilişkisi, cinsellik, çekim, birlikte eğlenme gibi ikili ilişkiler üçüncü plana atılıyor. Buralarda kayıplar yaşandığı için mesafe söz konusu oluyor; çocuk ön plana çıkıyor. Dolayısıyla çocuk ilişkinin içerisinde çiftin arasına mesafe koyan unsur da olabiliyor zaman zaman. Bu nedenle çocuk doğduktan belli bir süre sonra çiftin kadın ve erkek olarak birlikte, nitelikli zaman geçirmeye özen göstermeleri çok önemli. 
 
13) Boşanmayı çocuğa nasıl anlatmalı?
Ebeveynin öncelikle çocuğa bu boşanmanın kadın ve erkek arasında olduğunu, her ikisinin de anne ve baba olarak çocuktan boşanmadığını anlatması ve hissettirmesi önemli. Boşanmış çiftlerin çocuğu görmeleri de çok önemli. Kızgınlıkta çocukların gösterilmemesi çocuğun gelişimi açısından çok tehlikeli. Ayrıca çocuk taraf olarak alınmamalı. Anne veya baba çocuğa kötülenmemeli. Kaldı ki çocuklar kötülenenin tarafını tutmaya eğilimlidir. 
 
14) Çiftin ailesi boşanmaya nasıl bakıyor? 
Kültürümüzde genelde boşanan kadına olumsuz bakıldığı için, aileler boşanma sürecinde kadının yanında olmuyor. Erkeğin ailesi ise erkeğin yanında olabiliyor. Boşanmış kadın kendi ailesinin yanına da gitse, ayrı da otursa aslında gözaltında tutuluyor. Erkek için durum farklı. Erkeğin ailesi ve yakın çevresi boşanma sonrasına kafasını rahatlatması için erkeği sosyal yaşama teşvik ediyor.  
 
15) Doğuda durum nasıl? 
Kentli, çalışan kadın için bile bu genellemeden bahsetmek mümkünken Anadolu’da durumun çok daha kötü olduğunu görüyoruz. Çünkü burada boşanan kadın çocuklarıyla kendi ailesinin evine gitmek istediğinde, baba evine maddi külfet getireceği için, kabul görmeyebiliyor. Bazen erkeğin ailesi boşanmak isteyen ya da boşanmış kadına çocuklarını da göstermeyebiliyor; adeta el koyuyor. Çocuklarından ayrılmayı, gidecek yeri olmamasını göze alamayan birçok kadın dişini sıkıp oturmak zorunda kalabiliyor. Bu da kadının kötü kullanımına, kadının şiddete göz yummasına yol açıyor. 
 
16) Erkek boşanınca neden depresyona giriyor?
Çalışan, meslek sahibi kadın sayısının fazla olduğu kentlerde, kadın boşandığında rahatlıyor; erkekse depresyona giriyor. Çünkü aslında evlilik erkeği koruyor. Anadolu’da belki evlilik bir şekilde hem erkeği hem de kadını koruyor ama büyük kentlerde durum daha farklı. Büyük kentlerde evlilik doyurucu ve iyi bir evlilik değilse, bu kadının çok aleyhinde bir durum. Boşandıktan sonra kadının üzerinden onu mutsuz eden bir sorumluluk yükü kalktığı için kadın nispeten kendini rahatlamış hissediyor. Bana gelen danışanlardan kadınlar genelde mutsuz evliliklerden, erkekler ise boşanmadan muzdarip. Sistem sarsılınca erkeklerin başvurusu artıyor. 
 
17) Kadın ve erkek kendini nasıl rehabilite ediyor? 
Kadınların kadın arkadaşları boşanma sürecinde iyi bir destek grubu oluyor. Erkekler hala duyguları olduğu ve istemeden boşandığı bir evlilik sonrasında kendini çok kötü hissediyor. Böyle depresif durumlarda kendi arkadaşlarıyla konuşmaktan kaçınıyor. Bunun yerine erkeklerde alkol, yeni ilişkiler, hızlı araba sürme gibi dışavurumlara daha çok rastlanıyor. 
 
18) Geçkin yaşta boşanmaların bir numaralı sebebi ne?  
Erkekler andropoz dönemlerinde boşanmaya daha meyilli olabiliyor. Erkekte yaşlandıkça erkinden kaybetme korkusu devreye giriyor. Büyük kentlerde ileriki yaşlardaki boşanmaların çoğu erkeklerin andropoz evresini iyi yaşayamamaları sonucunda oluşuyor. Evlilikte bir sorun olmasa dahi erkeğin kendi sorunuyla yüzleşememesi bu tarz boşanmaları da beraberinde getirebiliyor. Sağlıklı yönetilemeyen andropoz sürecinde erkek kendisinden yaşça daha küçük bir kadınla ilişki kurup evliliğinin sona ermesine sebep olabiliyor.
 
19) Menopozdaki kadın neye göz yumuyor? 
Kadınlar menopoz gibi “çaptan düşme” durumlarını erkeklere nazaran daha rahat kaldırabiliyor. Kadınlar yine bu durumu arkadaşlarıyla paylaşıyor, sosyal ve psikolojik destek alıyor. Kadınlar destek almaya ne kadar açıksa erkekler o kadar kapalı demek mümkün. Bunun yanı sıra menopoz döneminde olan kadının ekseri başka bir kimliği oluyor: Evli kadın, anne gibi. Bu kimlikler nedeniyle kadın erkek gibi “erkten” düştüğünü hissetmiyor. Hatta menopoz döneminde, boşanmamak ve statülerini kaybetmemek için, eşi başka kadınlarla birlikte olmayı tercih eden erkeklere göz yuman ve bunu kabul eden kadınlar da var. Bu durumda erkek sadece statü ve maddi imkan getiren bir “nesne” haline geliyor. 
 
20) Peki ya boşandıktan sonra?
Boşanma sonrasında erkeğin yeni bir ilişki kurması toplum tarafından hoş karşılanır; fakat kadının boşandıktan kısa süre sonra bir ilişkiye başlaması kendi hemcins arkadaşları tarafından dahi kınanabilir. Dolayısıyla boşanmış kadın böyle durumlarda kendini geri çekme zorunluluğu yaşıyor. Yine de çok ender olsa da sevdiği kişiyle bir birliktelik yaşamaktan kaçınmayan cesur kadınlar da var.
 

0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli
Tüm Yorumlar (1)
  • Avrasya kaplanı
    6 sene önce
    0 0

    Senin yaptığın analizi …. kültürsüz … güya psikolog sen sana göre doğruyu yazmışsın hiç bir bilimsellik yapıcılık yok

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.