Otonom yapay zekânın altyapısını inşa eden girişim: Mindra
Otonom yapay zekâ ajanlarının birlikte çalışabildiği yeni bir ekosistemin temellerini atan Mindra, kısa süre önce ABD merkezli TQ Ventures’tan aldığı 1.2 milyon dolarlık yatırımla küresel büyüme yolculuğunu hızlandırdı...
İlgili Etiketler

PSM // TÜLİN ÇAKMAK
Yapay zekâ artık yalnızca tahmin yapan modellerden ibaret değil; karar alan, etkileşime giren ve kendi başına aksiyon üreten otonom ajanlar yeni dönemin merkezinde yer alıyor. Ancak bu dönüşüm, güçlü bir altyapı olmadan mümkün değil. Mindra, tam da bu ihtiyaca odaklanarak, otonom yapay zekâ ajanlarının güvenli, ölçeklenebilir ve birlikte çalışabilir şekilde hayata geçirilmesini sağlayan bir altyapı sunuyor.
Kurucu Ortak ve CEO Zeynep Yorulmaz, Mindra’yı yapay zekânın bir sonraki evresine hazırlayan bir platform olarak konumlandırıyor. ABD merkezli TQ Ventures liderliğinde alınan 1.2 milyon dolarlık yatırım, Mindra’nın ürün geliştirme ve küresel pazarlara açılma hedeflerini desteklerken, girişimin uluslararası ölçekteki iddiasını da ortaya koyuyor.
Mindra’nın doğuş hikâyesini, aldığı yatırımla hızlanan yolculuğunu ve otonom yapay zekâ dünyasında nasıl bir gelecek inşa etmeyi hedeflediğini Zeynep Yorulmaz’dan dinliyoruz...
Sizi biraz daha yakından tanıyalım. Teknoloji ve yapay zekâ dünyasına girişiniz nasıl başladı?
İlk girişimimi 18 yaşındayken kurdum. Girişimciliğe tutkum, temel olarak problem çözme isteğimden ve gerçek bir etki yaratma motivasyonumdan geliyor. Bu tutkuyu bilgisayar mühendisliği geçmişimle birleştirince, doğal olarak teknoloji ürünleri geliştirmeye ve girişimler kurmaya yöneldim.
Yapay zekâ ile tanışmam lise yıllarında yaptığım araştırmalarla başladı. İlk girişimim olan DyStory, disleksik çocuklara yapay zekâyla kişiselleştirilmiş eğitim içerikleri sunan bir mobil uygulamaydı. Ardından yapay zekâ tabanlı stil önerileri sunan sosyal bir platform olan AINA’yı geliştirdik.
Mindra’nın temelleri ise bu yılın şubat ayında atıldı. Şirketlerin hızla yapay zekâ ajanlarını sistemlerine entegre ettiğini gördük. Ancak önemli bir problem vardı: Bu ajanlar birlikte çalışamıyor ve hâlâ büyük ölçüde insanlara bağımlıydı. Daha derine indiğimizde, ajanların otonom çalışmasının önündeki en büyük engellerden birinin birbirleri arasında mikro ödemeleri yapamaması olduğunu fark ettik. İşte Mindra da tam olarak bu sorunu çözmek için ortaya çıktı.
Mindra’nın “otonom yapay zekâ ajanlarına altyapı sağlama” vizyonunu bize anlatır mısınız? Bu alandaki en kritik ihtiyaç veya sizin fark ettiğiniz boşluk neydi?
Şirketlerin yapay zekâ ajanlarını sistemlerine eklerken verimlilik artışı beklediğini gördük. Ancak ajanlar arası koordinasyonun eksik olması büyük bir darboğaz oluşturuyordu. Tıpkı orkestrada farklı enstrümanların birbirini duymadan çalması gibi... Otonom ajan ekosisteminin önündeki asıl engelin bu olduğunu fark ettik ve bu alanda altyapı sağlayan bir teknoloji geliştirme kararı aldık.
“Mindra’nın vizyonu, yapay zekâ ajanlarının birlikte çalışabildiği, kendi aralarında mikro ödemelerle değer transferi yapabildiği canlı bir ekosistem oluşturmak.”
Bu kadar iddialı bir teknolojiyi ortaklarınızla inşa ederken sizi en çok zorlayan ve en çok motive eden şey ne oldu?
En büyük zorluklardan biri, bu yolculuğu hâlâ öğrenciyken sürdürmemiz oldu. Mindra’ya tam zamanlı odaklanmamıza rağmen eğitimimizi de tamamlamak istiyoruz. Buna rağmen, yapmaya çalıştığımız şeyin ölçeği ve etkisi bizi her gün yeniden motive ediyor. Kurduğumuz teknoloji sadece bugünü değil, yapay zekânın gelecekte nasıl çalışacağını da şekillendirecek.
Mindra’yı benzer platformlardan ayıran en önemli farklar neler?
Mindra’yı bir orkestra şefi gibi düşünebiliriz. Önce şirketler kendi yapay zekâ ajanlarını Mindra’ya bağlıyor. Mindra bu ajanları dinamik bir şekilde yönetiyor; hatalarını düzeltiyor, koordinasyonu sağlıyor ve mikro ödemeler aracılığıyla çok daha geniş yetkinliklere sahip olmalarını mümkün kılıyor.
Bizi farklılaştıran nokta, entegrasyonun son derece kolay olması ve framework bağımsız çalışabilmemiz. Böylece ekstra geliştirme yapmadan mevcut ajanları hızla Mindra üzerinde otonom hâle getirebiliyorsunuz.
Yakın dönemde 1.2 milyon dolarlık yatırım aldınız. Bu yatırımın arkasındaki stratejiniz neydi?
Yatırımın büyük kısmını ürün geliştirmeye ayırıyoruz. GPU (grafik işleme birimi) altyapısı, bulut hizmetleri ve geliştirici işe alımları bizim için kritik alanlar. Stratejik hedefimizse tohum öncesi yatırım dönemindeki bir girişim için oldukça iddialı: İlk yıl içerisinde birden fazla kurumsal şirketi müşteri olarak kazanmak.
Halen Mindra'yı daha çok kimler kullanıyor? Önümüzdeki 1-2 yıl için odaklandığınız pazarlar veya dikeyler hangileri?
Aslında Mindra, yapay zekâ ajanlarının yaygınlaştığı tüm sektörlere entegre edilebilir. Ancak önceliklendirme yaparken yüksek frekanslı ve yüksek işlem hacmine sahip dikeyleri seçtik. Bu doğrultuda da ilk etapta tedarik zinciri, seyahat ve pazarlama sektörlerine odaklandık.
Otonom yapay zekâ ajanları için altyapı geliştirmek hem güvenlik hem de entegrasyon açısından oldukça karmaşık. Bu süreci nasıl aştınız?
En büyük iddialarımızdan biri, entegrasyonu mümkün olan en kolay seviyeye indirmekti. Otonomlaştırmak istediğimiz süreçlerde fazladan geliştirici eforu gereksinmesin istedik. Bu nedenle, herhangi bir kod yazma zorunluluğu olmadan ve belirli bir yazılım çatısına (framework) bağlı kalmaksızın, mevcut ajanların Mindra platformuna aktarılmasını mümkün kıldık. Güvenlik tarafında ise ödeme işlemlerinde blokzinciri altyapısı kullanmamız, izlenebilirlik ve şeffaflık açısından önemli bir avantaj sağlıyor.
Yakın gelecekte Mindra’da hangi yenilikleri göreceğiz?
Yakın vadede, karmaşık bir yapay zekâ ajanını alt ajanlara bölerek görev doğruluğunu artıran bir yapı üzerinde çalışıyoruz. Bu özellikle birlikte daha yüksek performans, daha düşük hata oranı ve daha verimli bir otonom yapay zekâ mimarisi hedefliyoruz. Bu yetenekler bize güçlü bir rekabet avantajı sağlayacak.
Otonom yapay zekâ ajanlarının geleceği hakkında neler söylersiniz?
Önümüzdeki 5-10 yıl, otonom yapay zekâ ajanlarının endüstriyel ölçekte yaygınlaştığı dönem olacak. Bugün manuel olarak yapılan pek çok süreç, tamamen otonom ajanlar tarafından yürütülüyor olacak. Mindra’yı bu yeni dünyanın “altyapı sağlayıcısı” olarak konumlandırıyoruz. Hedefimiz, ajanların birbirleriyle değer transferi yapabildiği, koordineli şekilde çalıştığı ve insan müdahalesine minimum ihtiyaç duyan bir ekosistemin belkemiği olmak.
Fintek, e-ticaret, SaaS, IoT gibi alanları düşündüğünüzde otonom yapay zekâ ajanları hangi sektörlerde en büyük dönüşümü yaratacak?
Otonom yapay zekâ ajanları, aslında veri yoğunluğunun, işlem sıklığının ve karar alma döngülerinin hızlı olduğu her sektörde çarpıcı bir dönüşüm yaratacak. Ancak bazı alanlar var ki bu dönüşümün etkisi bizzat sektörün kendisini yeniden tanımlayacak ölçekte olacak.
Fintek, bu dönüşümün kalbinde yer alacak sektörlerden biri. Çünkü finansal işlemler hem hız hem de güvenlik gerektiriyor. Ajanların otonom şekilde risk analizi yapması, kredi değerlendirmesi, dolandırıcılık tespitini anlık olarak optimize etmesi ve kurum içi mikro ödemeleri koordine etmesi finans teknolojilerini bambaşka bir seviyeye taşıyacak. Bir noktadan sonra finansal servislerin tamamının arka planında binlerce otonom ajanın çalıştığı görünmez bir altyapı olacak.
E-ticaret tarafında dönüşüm daha deneyim odaklı olacak. Stok yönetimi, fiyat optimizasyonu, tedarik zinciri koordinasyonu ve müşteriyle gerçek zamanlı etkileşim artık insan tarafından değil, kendi arasında konuşan bir yapay zekâ ekosistemi tarafından yönetilecek. Bir ürünün tedarik sürecinden müşteriye ulaşmasına kadar olan yolculuk, neredeyse tamamen otonomlaşacak.
SaaS dünyasında ise ajanların en büyük etkisi, ürünlerin artık “statik araçlar” olmaktan çıkıp kullanıcı için proaktif çalışan “dinamik ekip arkadaşları” hâline gelmesi olacak. SaaS uygulamaları kendi içlerinde yüzlerce ajandan oluşan bir mini ekosistem barındıracak; bu ajanlar hem müşterinin iş süreçlerine adapte olacak hem de kendi aralarında görev paylaşımı yapacak.
IoT tarafında ise konuşan cihazlardan konuşan sistemlere geçiş dönemi başlayacak. Yalnızca veri toplayan sensörler değil; bu veriyi yorumlayan, karar veren, diğer cihazlarla anlaşan ve mikro ödemeler üzerinden kaynak paylaşımı yapan bir IoT ekonomisi oluşacak. Ajanlar fiziksel dünyada da otonom operasyon yürüten görünmez aktörlere dönüşecek.
Özetle otonom yapay zekâ ajanları, veri akışının olduğu her sektörü dönüştürecek. Fintek, e-ticaret, SaaS ve IoT de bu dönüşümün hem ilk görüleceği hem de en derin hissedileceği alanlar olacak.
“Ajanların otonom şekilde risk analizi yapması, kredi değerlendirmesi, dolandırıcılık tespitini anlık olarak optimize etmesi ve kurum içi mikro ödemeleri koordine etmesi finans teknolojilerini bambaşka bir seviyeye taşıyacak. Bir noktadan sonra finansal servislerin tamamının arka planında binlerce otonom ajanın çalıştığı görünmez bir altyapı olacak.”
Potansiyel yatırımcılar, teknoloji ortakları ya da ürün ortaklıklarına açık firmalara nasıl bir çağrı yaparsınız?
Bugün otonom yapay zekâ ajanlarının yükselişine tanıklık ediyoruz. Ancak asıl büyük devrim, bu ajanların birbirleriyle değer üretebildiği ve birlikte çalışabildiği bir ekosistem kurulduğunda gerçekleşecek. Mindra, tam olarak bu ekosistemin altyapısını inşa ediyor.
Yatırımcılara ve potansiyel ortaklara çağrımız çok net: Geleceğin ekonomisi insanlar tarafından değil, otonom yapay zekâ aktörleri tarafından yönetilecek. Ve bu ekonominin omurgası Mindra olacak.
İş dışındaki ilgi alanlarınız, sizi dengeleyen aktiviteleriniz neler?
Mindra şu anda hayatımın çok büyük bir kısmını oluştursa da kitap okumak, seyahat etmek ve müzikle ilgilenmek bana nefes alma alanı açıyor. Bu aktiviteler hem zihnimi tazeliyor hem de yaratıcı düşünmeme yardımcı oluyor.
İlgili Etiketler
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
