PSM logo
İstanbul|
19°
Anasayfa
Gündem

Siber güvenlik: Perakendeciler için akıllı bir yatırım

Perakendeciler için siber güvenlik yatırımları artık bir seçenek değil zorunluluk! Bu yatırımlar siber saldırıları önleyip kesintisiz iş operasyonları için anahtar işlevi görürken, müşteri deneyimi ve sadakatini artırmak için gerçek bir varlığa da dönüşüyor...

Siber güvenlik: Perakendeciler için akıllı bir yatırım

PSM // ÖZEL HABER


Siber suçluların yapay zekâ araçları ve botların yardımıyla daha kurnaz ve sofistike hale gelmesiyle birlikte siber suçlar artış gösteriyor. Perakendeciler ve finans kurumları, kredi kartı numaraları, adresler ve kişisel kimlik bilgileri gibi değerli müşteri verilerini depoladıkları için siber suçluların ana hedefler arasında yer alıyor. Uzun vadede perakende sektöründe yaşanacak veri ihlalleri ciddi finansal kayıplara, hukuki sorunlara ve müşteri güveninin sarsılmasına yol açabilir.

Perakendeciler, büyük miktarda hassas müşteri verisini yönettikleri ve dijital satış platformlarına ağırlıkla bağlı oldukları için büyük bir risk altında. Artık güçlü siber güvenlik önlemlerine yatırım yapmak bir seçenek olmaktan çıktı; operasyonları aksatabilecek ve itibara zarar verebilecek siber tehditlere karşı önlem almak sektör açısından zorunlu hale geldi.

Siber güvenlik ihlallerinin maliyeti astronomik boyutlara ulaşabilir. Nitekim IBM, bir veri ihlalinin işletme başına ortalama maliyetini yaklaşık 5 milyon dolar olarak tahmin ediyor.

Son dönemde izlenen stratejiler, siber güvenlik yatırımlarının sadece maliyet ve müşteri kaybını önlemekle kalmayıp aynı zamanda üçüncü taraflara bağımlılığı azalttığını ve ek bir kâr unsuru haline gelebileceğini gösteriyor.

 

Genişleyen siber suç tehdit ortamı

Perakendecilerin dijital kanalları, bankalar ve diğer finans kurumlarına daha yeni. Dolayısıyla sektörde, kanal yönetimi ve siber güvenlik için dik bir öğrenme eğrisi var. Perakendecilerin bu tehditlere karşı korunmaları ve müşterilerinin verilerinin güvende kalmasını sağlamaları için gelişmiş siber güvenlik önlemlerine yatırım yapmaları şart.

Dijital kanallara geçiş bugünlerde perakendeciler için bir zorunluluk olsa da bu kanallar artan riskleri de beraberinde getiriyor. Perakende markaları, sistematik olarak şu şekillerde hedef alınıyor:

• E-ticaret tehditleri: E-ticaret web siteleri ve ödeme ağ geçitleri sıklıkla saldırıya uğruyor; veri tabanları açığa çıkarılıp siber suçlulara satılıyor.

• Sadakat uygulamaları ve mobil kanallar: Mobil kanallar, özellikle de gömülü ödeme özelliklerine sahip sadakat uygulamaları, mağaza içi dolandırıcılık vakaları için kullanılabiliyor.

• Diğer yöntemler: Siber suçlular, perakendeciden geliyormuş izlenimi vererek ve müşteri erişim veya ödeme bilgilerini talep eden kısa mesajlar, e-postalar ve aramalar kullanarak müşteri ve perakendeciyi zarara uğratabiliyor.

 

Perakendeciler için siber suç riskleri

Sağlam bir siber güvenlik stratejisi, müşteri güven ilişkisini derinleştirmek ve sürdürmek için çok önemli. Günümüz tüketicileri veri güvenliğinin öneminin farkında ve bu noktada verilerini bilgilerini konusunda güçlü bir kararlılık sergileyen perakendecileri rakiplere tercih etme olasılıkları daha yüksek. Siber güvenliğe yatırım yapmak, perakendecileri rekabetçi bir pazarda diğerlerinden ayırarak çevrimiçi ve mobil kanallarını seçici müşteriler için daha cazip hale getirebilir.

Veri ihlalleri, fidye yazılımları veya dolandırıcılık gibi siber saldırılar, çalınan veriler, operasyonel aksama süreleri, fidye ödemeleri ve potansiyel yasal cezalar nedeniyle önemli mali kayıplara yol açabiliyor. Ekonomik kayıplara ek olarak, bir veri ihlalinden kaynaklanan durumun bilançosu bir perakendecinin itibarı için yıkıcı olabiliyor. Olumsuz PR ve pazarlama, müşteri güveni ve sadakatinin kaybı ve markanın uzun vadede zarar görmesi markaların maruz kalabileceği ciddi riskler arasında yer alıyor. Markanın ihmali söz konusu olursa para cezasına çarptırılma ihtimali de yüksek.

Siber saldırılar, iş operasyonlarını sekteye uğratarak önemli ölçüde aksama süresine ve gelir kaybına yol açabiliyor. Örneğin fidye yazılımı saldırıları, fidye ödenene kadar perakendecileri kendi sistemlerinin dışında bırakabiliyor.

Perakendeciler ürünlerini müşterilere ulaştırmak için karmaşık tedarik zincirlerine güvendiğinden, siber saldırılar ek operasyonel tehditler oluşturabiliyor. Tedarikçilere veya lojistik ortaklarına yönelik siber saldırılar dalgalanma etkisi yaratarak tüm tedarik zincirini kesintiye uğratabiliyor.

 

Siber güvenliğin başlıca faydaları

• Para cezaları, yasal ücretler ve gelir kaybı dahil olmak üzere bir veri ihlalinin mali etkisi, önleyici tedbirlerin maliyetini çok çok aşabiliyor. Dolayısıyla saldırıları önlemek, genelde saldırıların sonuçlarıyla uğraşmaya göre çok daha az maliyetli oluyor.

• Güçlü siber güvenlik önlemlerinin varlığı siber sigorta maliyetlerini düşürüyor.

• Kesintilerin önlenmesi, işletmenin sorunsuz çalışmasını sağlayarak kesinti süresinden kaynaklanan gelir ve müşteri kayıplarını önlüyor.

• Gelişmiş siber güvenlik çözümleri rutin görevleri otomatikleştirerek, güvenlik açıklarını tespit ederek ve gerçek zamanlı tehdit istihbaratı sağlayarak operasyonel verimliliği artırıyor. Bu da perakendecilerin sistemlerinin güvende kalmasını sağlarken temel iş faaliyetlerine odaklanma olanağı tanıyor.

• Müşteri verilerinin güvenli bir şekilde yönetilmesi, perakendecilerin gizlilik ihlalleri ve ağır para cezaları riski olmadan kişiselleştirilmiş pazarlama için içgörülerden yararlanmasını sağlıyor.

• Güvenli e-ticaret platformları ve ödeme sistemleri, müşteri güvenini sağlamlaştırırken yeni satış kanalları da açabiliyor.


 

MALİYET YÜKÜNÜ GELİR GETİREN VARLIĞA DÖNÜŞTÜRME ÖRNEĞİ: LIDL

Alman perakendeci Lidl, siber güvenlik yatırımlarının daha geniş stratejik girişimlerine entegre edilerek maliyet yükünden nasıl gelir getiren bir varlığa dönüşebileceğini ortaya koydu.

Lidl, yıllar içinde siber güvenlik, dolandırıcılık tespit sistemleri ve yapay zekâ odaklı BT altyapısına ciddi yatırımlar yaptı. Bu yatırımlar, operasyonel güvenliği artırmayı, dolandırıcılıkla ilişkili riskleri azaltmayı ve GDPR gibi katı veri koruma düzenlemelerine uymayı amaçlıyordu. Lidl, özellikle Lidl Pay ve SEPA otomatik ödeme dolandırıcılığına bağlı güvenlik açıklarını ele alarak, Almanya'nın gizliliğe duyarlı perakende pazarında kritik bir faktör olan ödeme ekosisteminin güvenilirliğini güçlendirdi.



Lidl'in şeffaflık taahhüdü ve proaktif siber güvenlik önlemleri, tüketici güvenini artırmaya yardımcı oldu. Alman tüketiciler veri gizliliği ve korunması konusunda son derece bilinçli olduğundan, Lidl'in güvenli işlemlere ve veri işlemeye verdiği önem rekabet avantajı sağladı. Güvenin sadece savunmaya yönelik bir varlık değil, aynı zamanda müşteri deneyimini iyileştirme ve müşteriyi elde tutmanın yanı sıra sadakat programlarına katılımı artırmanın da itici gücü olduğu kanıtlandı.

Güvenli ve teknolojiyi ileriye taşıyan çözümler sunma becerisi Lidl'i, kapsamlı dijital ve siber güvenlik önlemlerini benimseme konusunda daha yavaş davranan Aldi gibi rakiplerinden farklılaştırdı. Son raporlar, bu gelişme üzerine Aldi'nin de hızını artırdığını ve siber güvenliğe yatırım yaptığını gösteriyor.


Yorumlar

0 yorum

Yorum bırak

Yorumunuzu bizimle paylaşın.

Yorumlar yayına alınmadan önce kontrol edilir.

Henüz yorum yok.