PSM logo
İstanbul|
19°
Anasayfa
Gündem

“Türkiye’de yapan her yerde yapar!”

Doğan ailesinin üçüncü kuşak temsilcilerinden Aydın Doğan Yalçındağ, BluTV’nin ardından sıra dışı bir yatırımla daha ses getirdi. Yalçındağ’ın Anıl Mertol ile birlikte kurduğu ortak, kripto varlık alım satımının ardından Borsa İstanbul hisse senetleri ve günlük Türk Lirası getirisi gibi yeni yatırım araçlarıyla hizmet yelpazesini genişletti. Aydın Doğan Yalçındağ, “Türkiye’de yapan her yerde yapar düsturuyla hareket edip önce Türkiye’nin sevdiği, devamında yurt dışına açılarak ülkemize hizmet ihracatı geliri kazandıracak bir marka yaratmayı hedefliyoruz” diyor...

“Türkiye’de yapan her yerde yapar!”

PSMMAG // ÖZEL HABER


Yatırım ve yatırımcı kopyalama (copy trading) özelliğiyle fark yaratan ortak, kripto para alım satımıyla başlattığı yatırım hizmetlerini, Borsa İstanbul hisse senetleri ve günlük Türk Lirası getirisi sağlayan para piyasası enstrümanlarıyla zenginleştirdi.

Aydın Doğan Yalçındağ ve Anıl Mertol ortak girişimiyle ortaya çıkan ortak, Türkiye’de rüştünü ispat ettikten sonra yurt dışına da açılmayı planlıyor. ortak’ın çıkış noktasını, faaliyet alanları, sunduğu hizmetler ve gelecek planlarını Aydın Doğan Yalçındağ ile konuştuk...


Aydın Doğan Yalçındağ kimdir oradan başlasak? Türkiye önce sizi BluTV ile tanıdı, şimdi ortak ile yeni bir maceraya atıldınız. Aslında köklü bir aileden geliyorsunuz, bir yanda temsil edebileceğiniz Doğan Holding gibi büyük bir yapı varken neden startup’lar?

Kısaca geçmişimden başlarsam; lisans eğitimimi ABD’deki Brown Üniversitesi’nde Ekonomi ve Tarih üzerine aldım. Ardından Londra’da Goldman Sachs’ta, yatırım bankacılığında halka arzlar üzerine çalıştım. OTT medyadaki değişime şahitlik etmem ve aklıma BluTV fikrinin düşmesi aslında yatırım bankacılığı dönemime denk geliyor.

Bahsettiğim yıl 2015. Biliyorsunuz o sırada Doğan Grubu’nun markaları medyada önemli bir pazar payına sahipti. BluTV’yi aslında grubu geleceğe hazırlama hedefiyle Doğan Medya bünyesinde kurduk. Başta medya şirketlerimizin içerikleriyle ilerlemeyi düşünsek de internet yayıncılığının dinamiklerinin çok farklı olduğunu keşfedip yepyeni bir çizgi belirledik.

Birkaç yıl sonra Doğan Holding medyadaki varlıklarının çok önemli bir bölümünden çıktı. Bu sırada ben faal olarak BluTV’nin CEO’luğunu sürdürüyordum. Güzel yol kat etmiş ve önemli bir kullanıcı kitlesi oluşturmuştuk. Büyümekte olan dijital yayıncılık trendinin göbeğinde bir iş olduğu için BluTV’yi elimizde tutmak istedik. İyi ki de tutmuşuz. 2 yıl geçmeden Warner Bros. Discovery önce şirketimizin yüzde 35’ine ortak oldu. Geçen yıl da satın alma opsiyonunu kullanarak tamamını satın aldılar.

ortak'a gelirsek, finansal teknoloji alanında bir şey yapmak aslında Türkiye’ye geldiğim günlerden beri aklımdaydı. Hatta e-para lisanslarının yeni çıkmaya başladığı sırada bir denememiz de oldu ama o sırada BluTV tarafı hızlandığı için o projeyi rafa kaldırmıştık.

BluTV’nin exit patikasına girmesinin ardından finansal hizmetler alanına tekrar yeniden bakmaya başladım. Kurucu ortağım Anıl Mertol ile birlikte hem Türkiye hem de globalde finansal hizmetlerin hangi alanında bir tüketici markası kurmanın değer yaratabileceği üzerine kafa yorduk. Özellikle Türkiye’deki aracı kurumlar, kripto platformları ve bankalar tarafından domine edilen yatırım platformları ekosisteminin, global örneklerinin nispeten gerisinde kaldığını gördüğümüz için yatırım alanına odaklandık. ortak fikri de bu alanda kullanıcı deneyimini üst seviyeye ulaştırma motivasyonundan ortaya çıktı.

Sorunuzun son kısmına da değinirsem, evet Doğan Holding çok köklü ve zaten halihazırda çok iyi profesyonellerle yönetilen bir yapı. Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen Hepsiburada exit’inden de görebileceğiniz üzere, girişimcilik aile genlerimizin önemli bir parçası. Daha çevik davranmamız gereken, tek elden yönetmek istediğimiz işleri holding dışında kurabiliyoruz ve aile üyeleri olarak bu tarz işlerde birbirimizi “sessiz yatırımcı” olarak her zaman destekliyoruz. 

 

“Girişimcilik aile genlerimizin önemli bir parçası. Daha çevik davranmamız gereken, tek elden yönetmek istediğimiz işleri holding dışında kurabiliyoruz ve aile üyeleri olarak bu tarz işlerde birbirimizi ‘sessiz yatırımcı’ olarak her zaman destekliyoruz.”

 

ortak, kurucuları da dahil olmak üzere çok genç bir ekibe sahip. Biraz kuruluş hikayenizi, yola çıkarken belirlediğiniz plan ve hedefleri, kısaca vizyonunuzu anlatabilir misiniz?

ortak'ı kurarken çok temel bir problemden yola çıktık. İnsanlar birikimlerine değer katmak için yatırım yapmak istiyor. Finansal piyasalara erişimi kolaylaştıran ürünlerin artması ve dijital varlıkların yayılması, yatırım yapmak isteyen insanların eskiye nazaran çok daha fazla çeşitliliğe sahip olmasını sağlıyor. 

Tabii bu noktada bir risk var: Yatırım yaparken sürekli araştırma yapmak ve piyasayı izlemek gerekiyor. Ancak çoğu insanın buna ayıracak vakti yok. Yapılan araştırmalar da gösteriyor ki özellikle kısa vadeli al-sat yapanların yüzde 70’i para kaybediyor. Kısa vadeli kazançların çoğu spekülasyona dayandığı için, piyasalar ancak uzun vadede rasyonel hale geliyor. Yatırımlarından kısa vadede kazanç bekleyen, ya da kayıplar karşısında panikleyen küçük yatırımcı maalesef genelde para kaybeden tarafta oluyor. Biz bireysel yatırımcının, finansal piyasalarda kayıp yaşama riskini azaltan, ona piyasalardaki iyi fırsatları şeffaf bir biçimde sunan bir yatırım platformu olma hedefiyle yola çıktık.

ortakTemmuz 2023'te, kripto paralara bireysel olarak veya “copy trading” özelliğiyle yatırım yapma imkânı sağlayan bir uygulama olarak hayata geçirdik. Copy trading’i açmak gerekirse; kullanıcılarımız, portföylerini, geçmiş işlemlerini ve performans bilgilerini inceleyebildikleri başarılı yatırımcılarla aynı işlemleri, otomatik olarak yapabiliyor. Diledikleri bir tutar belirleyerek, bu yatırımcılarla aynı portföye sahip olup aynı yatırımları yapabiliyorlar.

Yakın zamanda Blupay Menkul Değerler şirketimiz üzerinden ürün gamımıza Borsa İstanbul hisse senetleri ve günlük Türk Lirası getirisi gibi yeni yatırım araçlarını da ekledik. Kullanıcılarımız yine hem ortak’ın SPK lisanslı portföy yöneticilerinin hem de portföyünü paylaşmak isteyen kullanıcıların hisse senedi işlemlerini ve geçmiş performanslarını görebilecek. Aynı yaklaşımı, gelecekte sunacağımız diğer hizmetlerde de sürdürmeyi hedefliyoruz.

Hedefimiz, bütçe ayırt etmeden herkesin birikimlerini en verimli şekilde değerlendirebileceği, yatırım yapmayı daha erişilebilir ve anlaşılır hale getiren bir platform yaratmak. İnsanları karmaşık finansal analizlerle boğmadan, basit bir kullanıcı deneyimi sunarak finansal piyasalara erişimini ve daha iyi getiriye ulaşma şansını artırmak.

Vizyonumuz ise daha geniş. Birikim sahiplerine bütçe ayırt etmeden sunabildiğimiz bu hizmetin Türkiye’nin yanı sıra gelişmiş ülke pazarlarında da önemli bir yer edinebileceğini düşünüyoruz. Bazıları daha erken aşamada, bazıları ise milyonlarca kullanıcıya ulaşmış, bu konu üzerine çalışan yabancı platformlar var. “Türkiye’de yapan her yerde yapar” düsturuyla hareket edip önce Türkiye’nin sevdiği, devamında yurt dışına açılarak ülkemize hizmet ihracatı geliri kazandıracak bir marka yaratmayı hedefliyoruz.


7/24 ANLIK PARA TRANSFERİ, 7/24 KULLANICI DESTEK HİZMETİ

 

Platformunuz üzerinden alınabilen hizmetleri biraz detaylandıralım mı? Kripto paralar ve Borsa İstanbul hisse senetlerinden bahsettiniz, gelecek için yeni ürün planları var mı?

Birikim sahiplerinin tercih ettiği tüm ürünleri sunmak ana hedeflerimizden. Şu anda platformumuz üzerinden 200’den fazla kripto para birimine, Borsa İstanbul hisse senetlerine ve yüksek getiri oranıyla Türk Lirasına günlük yatırım yapma imkânı sağlıyoruz. Bu çeşitlendirilmiş yatırım araçları sayesinde, kullanıcılarımız hem geleneksel hem de dijital piyasalarda kazanç fırsatlarını değerlendirebiliyor, piyasalarda kendilerine uygun fırsat bulamadıklarında Türk Liralarını nemalandırarak günlük getiri elde edebiliyorlar.

Piyasadaki ürünler her yerde benzer. Asıl farkın kullanıcı deneyiminde yattığına inanıyoruz. Kullanıcılarımızın işlemlerini her daim yapabilmesi için 7/24 anlık para transferi hizmeti sunuyoruz. Böylece piyasalardaki fırsatları kaçırmadan istedikleri zaman işlem yapabiliyor, paraya ihtiyaçları olduğunda da anında çekim yapabiliyorlar. Bu hizmet yatırımcıdaki likidite endişesinin önüne geçiyor, kenardaki tüm parasını daha dinamik ve esnek bir şekilde yatırıma sevk edebilmesini sağlıyor. 

Kullanıcılarımızın yatırım deneyimlerini sorunsuz bir şekilde sürdürebilmeleri için 7/24 kullanıcı destek hizmeti de olmazsa olmazlarımızdan. Herhangi bir soruları veya sorunları olduğunda, kullanıcılarımız günün her saatinde destek ekibimize ulaşarak hızlıca çözüm bulabiliyorlar. Kullanıcılarımızın ihtiyaçlarına anında yanıt verebilmemiz, yatırım süreçlerindeki en kritik olgu olan güven duygusunu da pekiştiriyor.

Geleceğe yönelik planlarımız arasında ise ABD hisse senetleri, emtialar, TEFAS fonları gibi diğer önemli yatırım araçları yer alıyor. Bir yandan “real world asset tokenization” (token’laştırılmış gerçek dünya varlıkları) konusunu da yakından takip ediyor ve Türkiye’de kripto varlıklarla ilgili çıkacak regülasyonun, birikim sahiplerinin yatırım olanaklarını artıracak, yeni ürünlere kucak açan bir yapıda olmasını umuyoruz.

 

“COPY TRADING HİZMETİNİN ETKİNLİĞİNİ ARTIRIP 1 MİLYON KULLANICI SAYISINI GEÇECEĞİZ”

 

2024 yılı ortak açısından nasıl geçiyor? 2025 yılından beklentileriniz neler?

2024 ortak için oldukça verimli bir yıl oluyor. Ekibimizi iki kattan fazla büyüterek 60 kişiye ulaştık. Kullanıcı sayımız 250 bini buldu. Türkiye’nin ilk 10 kripto para borsasından biri olduk. Kullanıcı bazımızla birlikte hem hizmet ağımızı hem deteknolojik altyapımızı geliştirmeye devam ederek, kullanıcılarımıza sunduğumuz hizmet kalitesinde çok ciddi bir mesafe kat ettik.

2025 yılı ile ilgili de çok heyecanlıyız. İlk odağımız yeni çıkan kripto varlık düzenlemesine yönelik uyum çalışmalarımızı tamamlamak olacak. Ardından yol haritamızda olan TEFAS fonları, emtialar gibi ürünleri piyasaya sürecek ve “copy trading” hizmetimizi farklı varlık sınıfları arasında sunduğumuz, kelimenin tam anlamıyla portföy yönetimine imkân sunan bir hale getirmeyi hedefleyeceğiz.

Özellikle küresel ölçekte yaşanması beklenen parasal genişlemeyle birlikte yatırım ürünlerine ilginin daha da artacağını öngörüyoruz. Hedefimiz, bu ilgiyle birlikte 1 milyon kullanıcının üzerine çıkmak ve kullanıcılarımıza yatırım dünyasıyla ilgili tüm ihtiyaçlarını karşılayabildikleri, kullanırken iyi hissettikleri bir yatırım deneyimi sunmak olacak.

 

“Bu yıl ekibimizi iki kattan fazla büyüterek 60 kişiye ulaştık. Kullanıcı sayımız 250 bini buldu. Türkiye’nin ilk 10 kripto para borsasından biri olduk.”

 

Düzenlemelerden bahsetmişken, Sermaye Piyasası Kanunu’na kripto varlık tanımının eklenmesi, kripto varlık hizmet sağlayıcılığının faaliyet iznine tabi tutulması, bankalara kripto varlık saklama hakkı tanınması, Dijital TL (CBDC) girişimi gibi gelişmeleri sektörünüz açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Düzenlemelerin dijital varlık sektörünün gelişimine pozitif katkı sağlamasını umuyoruz. Öncelikle devletimizin ve kural koyucularımızın konuya dahil olması güvenilirlik algısına kesinlikle olumlu yansıyacaktır. Yükselen algıyla, kripto paralara mesafeli duran yatırımcıların piyasaya dahil olduğu bir süreç yaşayabiliriz.

Düzenlemeler sırasında dikkate alınması gerektiğini düşündüğümüz çok temel bir husus var: Kripto varlıklar doğaları gereği tamamen global ürünler. Sınırlar ötesi değer transferini ve merkeziyetiz saklamayı mümkün kılıyorlar. Düzenlemelerin de bu global bakış açısıyla yapılması, sektörde mevcut hacmi oluşturan kullanıcıların alışkanlıklarının iyi anlaşılması gerekiyor.

Şu an yurtiçi piyasadaki hacmin yüzde 50’den fazlasının yabancı borsalarda olduğu düşünülüyor. Ürün çeşitliliği, açığa satış imkânı, işlem, saklama, transfer maliyetleri kullanıcıların platform tercih ederken en çok dikkat ettikleri unsurlar. Düzenlemeler tasarlanırken, Türkiye’de faaliyet gösterecek oyuncuların bu alanlarda, global standartlarda hizmet verebilmesinin göz önüne alınması gerektiğini düşünüyoruz. Türk kullanıcılar arasındaki yabancı borsa kullanım ağırlığının daha da artmaması, Türk birikimlerinin yurt dışına çıkmaması için büyük önem arz ediyor.

Bankaların saklama tarafında görevlendirilmiş olmaları repütasyon açısından çok pozitif bir hamle. Fakat kripto saklama doğası gereği oldukça zor ve tehlikeli bir iş. Saklama teknolojileri üzerine yeni çalışmaya başlayan bankalarımızın üzerine bu sorumluluğun tamamen yıkılması hem adaletli olmaz hem de itibarın çok önemli olduğu ve 2007 krizinden çok başarılı bir şekilde çıkmış, Avrupa’da örnek gösterilen bankacılık sektörümüz açısından sistem dışı büyük bir risk oluşturabilir kanaatindeyiz.

Şu an dünyada kripto varlık saklamanın, güvenli donanım ve yazılım çözümleriyle kurumların kendi bünyesinde yapılmasını sağlayan teknoloji şirketleri var. Bu çözümlere aylık birkaç bin dolara ulaşarak tüm varlıklarınızı güvenle saklayabiliyor, kullanıcılarınızın transferlerinizi yönetmesini sağlayabiliyorsunuz. Türkiye’de de sektörün bu yeni nesil çözümlere uyum sağlaması gerektiğini düşünüyoruz.

CBDC için de şunu söyleyebilirim: Er ya da geç her ülke bir şekilde bu adımı atacak gibi görünüyor. Türkiye’nin de bu alanda öncü ülkelerden biri olması hem ekosistemimiz hem de Türk Lirası’nın likiditesi ve dolaşım yeteneği açısından çok sevindirici. Umarız Türk Lirası’nın dış ticarette çok daha fazla kullanıldığı, döviz bağımlılığımızın düştüğü günlerin habercisi olur bu gelişmeler.

 

“HER TÜKETİCİ MARKASI BİR FİNTEK OLMA YOLUNDA İLERLİYOR”

Finansal teknolojiler şu an hem regülatörlerin hem de yatırımcıların çok hareketli olduğu, yüksek miktarda girişim sermayesi fonu da çeken, oldukça sıcak bir alan. Bankalar, kripto varlık platformları, geleneksel ve yeni nesil aracı kurumlar, sektördeki oyuncular saymakla bitmez. Yüksek rekabet riski sizi korkutmuyor mu? Sektörün geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Finansal teknolojiler son 10 yılda gerçekten büyük bir ivme kazandı. Regülatörler de bu süreçte teknolojiyle sağlanan kolaylıkların kullanıcıya ulaşmasını sağlamak adına önemli adımlar attı. Şu anda birkaç önemli dönüşüm yaşıyoruz: Dijital varlıklar, açık bankacılık & servis bankacılığı hizmetleri ve BNPL (şimdi al, sonra öde) gibi yeni ödeme çözümleri bunlardan bazıları.

Bilgi artık çok daha kolay paylaşılıyor. Firmalar da birbirlerinin servislerini çok kolay biçimde kullanabiliyor. Bütün bunlar da tüketici markalarının finansal hizmetlerin ana temas noktası olduğu bir dünya oluşturmaya başladı. Klişeleşmeye başlasa da güçlü bir gerçek var: Her tüketici markası bir fintek olma yolunda ilerliyor. Bu ortamda rekabet sadece bankalar veya yatırım platformları arasında değil, çok daha geniş bir yelpazede gerçekleşiyor.

Bizim stratejimiz ise en iyi yaptığımız teknolojilere odaklanarak bu alanlarda iş birliğine, kazan kazan şemalarına her zaman açık olmak. Farklı partnerlerle iş birliği yaparak erişimimizi ve işlem hacmimizi attırmaya, onların da tüketicilerine sundukları hizmet kalitesini arttırmaya odaklıyız. Kendi markamız altında ise kullanıcılarımıza en iyi deneyimi sunarak bir "love brand" yaratmak için çalışıyoruz.

Sonuç olarak stratejimiz, yetkinliklerimiz ve birbirinden değerli ekip arkadaşlarımızla geleceğe çok iyi hazırlandığımıza inanıyoruz. Bu yüzden yüksek rekabet bizi korkutmuyor, aksine daha da motive ve mutlu ediyor. Gelecek için çok heyecanlıyız.

 

 

Yorumlar

0 yorum

Yorum bırak

Yorumunuzu bizimle paylaşın.

Yorumlar yayına alınmadan önce kontrol edilir.

Henüz yorum yok.