“Yeni Siber Güvenlik Yasası’na tam uyum ile Türkiye’de dijital güvenliği yeni bir seviyeye taşıyoruz”
Yapay zekâ, veri madenciliği, öngörülebilir analitik gibi yeni teknolojileri kullanarak dijital güvenlik çözümleri geliştiren Secure Future, son çözümü XSOC ile gelecekte yaşanabilecek siber saldırıları da öngörebiliyor. Siber saldırıları önlemede etkili olan yapay zekânın sofistike saldırılar için de kullanılabildiğine dikkat çeken Secure Future CEO’su Cem Kotanoğlu, “Siber saldırılar, global risk sıralamasında ilk 3 içine girdi. Şirketler artık bu konuya çok daha fazla önem vermeli. Çünkü gelecekte güvenlik skoru olmayan şirketler, hem yatırımcı bulma hem de finansmana ulaşma konusunda zorluk yaşayacak” diyor...

PSM // ÖZEL HABER
Dijital dünya hızla gelişirken, siber güvenlik artık bir lüks değil zorunluluk haline geldi. Secure Future da bu değişen ekosistemi yönetme konusunda öncü şirketlerden biri olarak öne çıkıyor.
Secure Future CEO’su Cem Kotanoğlu ile siber tehditlerin giderek karmaşıklaştığı günümüzde, şirketlerin nasıl korunması gerektiğinden XSOC’un farkına ve geleceğin güvenlik trendlerine kadar pek çok konuyu konuştuk...
Secure Future, faaliyetlerine başladığından itibaren nasıl bir gelişim ve büyüme süreci geçirdi?
Secure Future, 2017’deki kuruluşundan bu yana hızla büyüyerek siber güvenlik sektörünün lider şirketlerinden biri haline geldi. Müşteri odaklı ve inovasyon temelli yaklaşımımız sayesinde, sektördeki güvenlik ihtiyaçlarını en iyi şekilde anlayıp özelleştirilmiş çözümler sunduk.
Gartner’ın 2025 projeksiyonlarına göre küresel siber güvenlik pazarının 2028 yılına kadar yüzde 15 büyümeyle 300 milyar doları aşması bekleniyor. Bu büyümenin bir parçası olarak siber güvenliği stratejimizin merkezine koyduk ve veri odaklı analitik çözümler, otomatik öğrenme sistemleri ve akıllı tehdit tahmin modelleri gibi alanlara yatırım yaptık. Çevik iş modelimiz sayesinde değişen tehdit ortamına hızla uyum sağlayarak proaktif güvenlik anlayışını hayata geçirdik. Güçlü mühendis ekibimizle birlikte sunduğumuz teknik ve stratejik destek, Secure Future’ı kısa sürede sektörde fark yaratan bir konuma taşıdı.
VERİ MADENCİLİĞİ, TEHDİT İSTİHBARATI VE ÖNGÖRÜLEBİLİR ANALİTİK
2017 yılındaki siber güvenlik sektörü hangi noktaya ulaştı, nasıl bir değişim yaşandı?
2017 yılında siber güvenlik, daha çok geleneksel güvenlik çözümleriyle yönetiliyordu. Ancak günümüzde tehditler artık akıllı sistemler tarafından yönlendiriliyor ve otomatik saldırılar daha yaygın hale geldi. IBM’in 2025 raporuna göre, siber saldırıların şirketlere ortalama maliyetinin 5.5 milyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu da şirketlerin, sadece savunma yapmak yerine proaktif bir yaklaşımla tehditleri önceden tahmin eden sistemlere yönelmesini zorunlu kılıyor. Veri madenciliği, tehdit istihbaratı ve öngörülebilir analitik artık siber güvenlik çözümlerinin vazgeçilmez unsurları haline geldi. Secure Future olarak, bu teknolojilere yatırım yaparak değişen tehdit ortamına hızla uyum sağladık ve müşterilerimizin güvenliğini bir adım önde korumaya devam ediyoruz.
YAPAY ZEKÂ HEM FIRSAT HEM RİSK OLUŞTURUYOR
Yapay zekâ, siber güvenliğin yeni silahı mı, yoksa en büyük tehdidi mi? Bu teknolojinin sektöre etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bu soruya “ikisi de” yanıtını vermem gerekiyor. Yapay zekâ, siber güvenlik alanında tehdit algılama, anomali tespiti ve otomatik yanıt mekanizmaları açısından devrim yaratıyor. Ancak aynı zamanda saldırganlar da bu teknolojiyi kullanarak daha sofistike ve hedefli saldırılar düzenleyebiliyor. Bu nedenle, yapay zekâyı sadece savunma için değil, saldırganların taktiklerini önceden tahmin edip etkisiz hale getirecek şekilde kullanmamız gerekiyor.
Secure Future olarak, yapay zekâ destekli tehdit avcılığı teknolojilerine yatırım yapıyoruz. Davranışsal analiz ve tehdit istihbaratını birleştirerek, saldırganlar henüz ilk adımlarını atmadan onların taktiklerini anlamaya çalışıyoruz.
“YÜZDE 95 MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ ORANIYLA ÇALIŞIYORUZ”
Güvenlik sektörü hızla büyüyor, hem şirket sayısı hem de çözümler artıyor. Sizi rakiplerinizden ayıran çözümleriniz nedir?
Secure Future’ı rakiplerinden ayıran en büyük fark, teknolojiye yaptığımız yatırımlar ve yenilikçi güvenlik çözümlerimiz. XSOC’un yanı sıra büyük veri analitiği destekli tehdit tespit sistemlerimiz, yapay zekâ tabanlı saldırı tahmin modellerimiz ve özelleştirilebilir güvenlik platformlarımızla sektörde öncü konumdayız.
Forrester’ın 2025 analizine göre, özelleştirilebilir ve ölçeklenebilir çözümler sunan şirketler müşteri memnuniyetinde yüzde 35 daha yüksek puan alıyor. Secure Future olarak yüzde 95 müşteri memnuniyeti oranımızla bu veriyi doğruluyoruz. Müşterilerimiz yalnızca en gelişmiş güvenlik çözümlerine değil, aynı zamanda kesintisiz destek, hızlı müdahale ve proaktif güvenlik stratejilerine sahip oluyor.
Bu yüksek memnuniyet oranı, teknoloji kadar müşteri odaklı yaklaşımımıza da verdiğimiz önemin bir göstergesi. Siber güvenlik yalnızca saldırılara karşı savunma yapmak değil, müşterilerimizin iş sürekliliğini sağlamak ve onları geleceğin tehditlerine karşı bir adım önde tutmak anlamına geliyor. Secure Future olarak yenilikçi çözümlerimiz ve müşteri odaklı stratejimizle fark yaratmaya devam ediyoruz.
“ Forrester’ın 2025 analizine göre, özelleştirilebilir ve ölçeklenebilir çözümler sunan şirketler müşteri memnuniyetinde yüzde 35 daha yüksek puan alıyor. Secure Future olarak yüzde 95 müşteri memnuniyeti oranımızla bu veriyi doğruluyoruz. ”
“SİBER SALDIRILAR KÜRESEL RİSKTE İLK 3 İÇİNDE”
Siber güvenlik, dünya çapında en büyük riskler arasında gösteriliyor. Sizce devletler, şirketler ve bireyler bu riski doğru okuyup hazırlık yapıyor mu?
Siber tehditler her geçen yıl daha karmaşık hale gelirken, devletlerin ve şirketlerin bu riski doğru okuyarak önlem alması büyük önem taşıyor. Örneğin Temmuz 2024’te yaşanan kriz, siber güvenliğin kritik önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Global bir siber güvenlik firmasının yazılım güncellemesi sırasında meydana gelen hata, Windows tabanlı bilgisayarlarda yazılımın işlevsiz hale gelmesine ve küresel çapta domino etkisi yaratarak birçok sektörde büyük kesintilere yol açtı. Bu krizin toplam maliyetinin 10 milyar doları aştığı tahmin ediliyor. Özellikle sağlık, finans, perakende ve enerji gibi kritik sektörlerde yaşanan operasyonel aksaklıklar, siber güvenliğin sadece teknolojik değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal bir sorun olduğunu bir kez daha kanıtladı.
World Economic Forum’un 2025 Küresel Risk Raporu’na göre de siber saldırılar küresel ekonomi için en büyük üç risk arasında yer alıyor. Ancak birçok kuruluş hala geleneksel güvenlik yaklaşımlarına bağlı kalıyor. Önümüzdeki yıllarda, siber güvenlik şirketlerin itibarının ve finansal değerlemesinin de temel belirleyicilerinden biri olacak. Artık büyük yatırım fonları ve iş ortakları, bir şirketin siber dayanıklılığına bakarak yatırım kararlarını veriyor. Bir veri ihlali, şirketin sadece maddi kaybına neden olmuyor; güveni ve marka değerini de zedeliyor. Yakın gelecekte, güvenlik skoru olmayan şirketlerin finansmana erişimi bile zorlaşabilir.
“ Artık büyük yatırım fonları ve iş ortakları, bir şirketin siber dayanıklılığına bakarak yatırım kararlarını veriyor. Bir veri ihlali, şirketin sadece maddi kaybına neden olmuyor; güveni ve marka değerini de zedeliyor. Yakın gelecekte, güvenlik skoru olmayan şirketlerin finansmana erişimi bile zorlaşabilir. ”
“XSOC İLE GELECEKTEKİ SALDIRILARI DA ÖNGÖREBİLİYORUZ”
Türkiye ve dünyada güvenlik operasyon merkezleri (SOC) giderek yaygınlaşıyor. XSOC adlı bir ürünü piyasaya sürdüğünüzü biliyoruz. XSOC’un fark yarattığı noktalar neler?
XSOC, bizim için sadece bir güvenlik operasyon merkezi değil, geleceğin siber güvenlik ekosistemi. Geleneksel SOC yapıları genellikle saldırıları tespit eder ve yanıt verirken, XSOC proaktif bir yaklaşım benimseyerek tehditleri doğmadan önce önlemeyi hedefliyor. Yapay zekâ öğrenimli analiz ve istihbarat sistemleriyle donatılmış olan XSOC, geleneksel güvenlik çözümlerine göre çok daha hızlı ve etkili tehdit tespiti yapabiliyor.
PwC’nin 2025 projeksiyonlarına göre, yapay zekâ destekli çözümler tehdit tespit sürelerini yüzde 50 oranında azaltacak. XSOC’un akıllı algoritmaları, sadece mevcut tehditleri tespit etmekle kalmıyor, gelecekteki saldırıları da öngörebiliyor.
Ayrıca Secure Future olarak yüzde 100 yerli ve bağımsız bir SOC hizmeti sunuyoruz. Verilerin Türkiye’de kalması ve yerel regülasyonlara uyum sağlamamız, güvenlik süreçlerimizi global standartlarla ancak yerel ihtiyaçlara uygun şekilde yönetmemiz, bizi farklı kılan en önemli unsurlardan biri.
XSOC, Türkiye’nin ve bölgenin lider kurumlarından büyük ilgi gördü ve görmeye de devam ediyor. Bu alandaki başarımız, Stevie Awards Uluslararası İş Ödülleri Siber Güvenlik kategorisinde kazandığımız Türkiye’nin ilk Stevie Ödülü ile taçlandı. Bu ödül, Secure Future’ın müşteri odaklı yaklaşımının ve güvenlikteki üstün hizmet anlayışının bir teyidi olarak büyük önem taşıyor.

SECURE FUTURE İLE REGÜLASYONA UYUM VE GÜÇLÜ SAVUNMA
Yeni Siber Güvenlik Yasası, sektöre ne gibi katkılar sunacak?
Yeni yürürlüğe giren Siber Güvenlik Yasası, Türkiye’de dijital güvenliği yeni bir seviyeye taşıyor. Kritik altyapılardan özel sektöre kadar geniş bir yelpazede daha sıkı güvenlik standartları belirleyen bu düzenleme, yerli ve bağımsız çözümleri her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Secure Future olarak, bu yeni regülatif çerçevede güçlü bir oyuncuyuz. Güçlü teknik altyapımız ve sertifikasyonlarımızla kurumların siber güvenlik yasasına tam uyum sağlamasını kolaylaştırıyor, verilerini güvenli ve bağımsız çözümlerle koruyarak dijital güvenliklerini sürdürülebilir hale getiriyoruz.
“ IBM’in 2025 raporuna göre, siber saldırıların şirketlere ortalama maliyetinin 5.5 milyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu da şirketlerin, sadece savunma yapmak yerine proaktif bir yaklaşımla tehditleri önceden tahmin eden sistemlere yönelmesini zorunlu kılıyor. ”
Secure Future’ın 2024 yılı performansı ve bu yıla yönelik hedefleriyle ilgili de bilgi verebilir misin?
Teknolojiyi sadece takip eden değil aynı zamanda yönlendiren bir şirket olmayı hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde yapay zekâ destekli otonom güvenlik sistemleri ve daha güçlü bir siber tehdit istihbarat ekosistemi kurarak, KOBİ’ler için erişilebilir güvenlik çözümleri geliştirmeye odaklanacağız.
Bunun yanı sıra Türkiye’nin en büyük ve kapsamlı siber güvenlik eğitim programlarından birini hayata geçiriyoruz. Bahçeşehir Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (BAUPRO) ile birlikte genç profesyonellere yatırım yaparak sektördeki yetenek açığını kapatmayı ve Türkiye’yi küresel siber güvenlik haritasında daha güçlü bir konuma taşımayı hedefliyoruz.
2024, bizim için bölgesel genişleme ve teknolojik dönüşüm yılı oldu. Azerbaycan pazarında önemli projelere imza attık, uluslararası iş birliklerimizi güçlendirdik. Bu adımlar, Secure Future’ı sadece Türkiye değil küresel arenada da rekabetçi bir oyuncu haline getirme amacımızın önemli bir parçasıydı.
Gelecekte yenilikçi teknolojilere yatırımlarımızı artırarak, erken uyarı sistemlerimizi güçlendirip küresel tehdit istihbarat ağlarımızı genişleterek, sektöre özel güvenlik çözümleri sunarak kurumları proaktif savunma mekanizmalarıyla donatacağız. Geleceğin siber tehditlerine karşı bugünden hazırlıklı olup, müşterilerimizi her zaman bir adım önde tutmak için çalışmalarımıza devam ediyoruz.
Yorumlar
0 yorumHenüz yorum yok.
