PSM logo
İstanbul|
19°
Anasayfa
Banka

İş Bankası turizm kredilerinde yüzde 182,1 büyüdü

Turizm sektörü temsilcilerini 15'inci kez bir araya getiren Uluslararası Resort Turizm Kongresi İş Bankası’nın sponsorluğunda "Yeni Stratejilerle Fark Yarat" temasıyla Antalya’da düzenlendi. Türk turizminin geleceği, sürdürülebilirlik politikaları, pazar çeşitliliği ve yeni trendlerin masaya yatırıldığı toplantıya AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu’nun evsahipliğinde KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ve Antalya Valisi Hulusi Şahin ve İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz’ın katılarak konuşma yaptılar.

İş Bankası turizm kredilerinde yüzde 182,1 büyüdü

EKONOMİMANSET.COM


Toplantı öncesinde gazetecilerle sohbet toplantısı yapan Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kavaloğlu ve İş Bankası Genel Müdür yardımcısı Sezgin Yılmaz, sektöre ilişkin değerlendirmelerde bulunarak gazetecilerin sorularını yanıtladılar.


İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Yılmaz banka olarak geride bıraktığımız 100 yılı aşkın sürede ülke ekonomisine katkı sunan hemen her alanda var olduklarını altını çizerek, “Biz banka olarak bir konuya odaklandıktan sonra orada iki şey olur. İlk olarak, kendimiz bu alanda ciddi ivme kaydederiz ama bu işi asıl olarak bunun için yapmayız. Çünkü ana sözleşmemizde de yazan ana faaliyet konumuz ülke ekonomisine katkı sunmak. İkinci ve asıl önemli olarak, piyasa yapıcı bir banka olmamız nedeniyle sektördeki diğer bankalar da bizi takip etsin diye de bunu yaparız” dedi 


Turizmin döviz girdisi yaratan bir sektör olması itibariyle önemine dikkat çeken Yılmaz, sektöre verilen önemi şu sözlerle aktardı: 

“Genel Müdürlüğümüzde tek işi turizm olan, bütün sahayı, bini aşkın şubeyi koordine eden merkezi bir ekip olması gerektiğine karar verdik. Merkezde 17 kişilik bir ekip oluşturduk. Bu merkezi ekibin içerisinde turizmle alakalı ve o konuda eğitim almış kişilere yer verdik. Eğitim almamış olanları da bu alanda yetiştirecek şekilde planlama yaptık.”


Kredilerinin %73’ü Antalya ve İstanbul’a


Turizmde İstanbul ve Antalya büyük ağırlığa sahip olduğunu hatırlatan Yılmaz, Sektörde kullandırılan toplam kredilerin %73'ünün bu iki ilde olduğunu belirterek, “Ama turizmin başkenti Antalya diyebiliriz. O yüzden Akdeniz Turizm İhtisas Şubesini açtık. Burası, Türkiye ve dünyada tek Turizm İhtisas Şubesi oldu” dedi


Finansmanın haricinde de turizme sosyal sorumluluk projeleriyle de katkı sunduklarını kaydeden Sezgin Yılmaz, bankanın bu faaliyetlerini de şöyle özetledi: 

“Zeugma’dan Stratonikeia’ya, Laodikeia’dan Nysa’ya pek çok antik kentte arkeolojik çalışmalara desteklerimiz var. Onun dışında en son Taksim'de açtığımız ve bu sene rekor kıran Resim Heykel Müzemiz, Eminönü’de Türkiye İş Bankası Müzemiz, Ankara’da İktisadi Bağımsızlık Müzemiz var. Denizlerimizi korumaya yönelik denizlerin çayırları, ormanları, mercanları projelerimiz var. Sporla ilgili İstanbul Maratonu’ndan bisikletle ilgili sponsorluklara pek çok desteğimiz var.”


Turizme yönelik kaynak ve krediler...


Yılmaz, Turizme kullandırılan kaynak ve kredilere ilişkin sorulara is şu yanıtı verdi:

Aslında ben AKTOB’un düzenlediği Kongre’de bu yılki konuşmamı turizm sektörüne hesap verme zamanı gibi algılıyorum ya da öyle içselleştirdim. Tam iki sene önce 2023 yılı Kasım ayındaki AKTOB Kongresi'nde biz demiştik ki, “Önümüzdeki iki yıl içerisinde sadece turizm sektörüne 1 milyar dolar ilave kaynak ayırdık. Sizin yatırımlarınız, renovasyonlarınız, istihdama dönük işleriniz, dijitalleşme ile ilgili işleriniz veya sürdürülebilirlikle ilgili ne ihtiyacınız varsa biz 2 yıl içerisinde 1 milyar dolar kaynağımızı tek başına turizm sektörüne ayırdık”. O ikinci yılın sonuna geldik. O 1 milyar dolarlık kaynak bu yılın ağustos ayında bitti. Yani ağustos ayında tamamını kullandırdık. Şu anda da durmadık, kredi kullandırmaya devam ediyoruz ama sözümüzü tuttuğumuz için mutluyuz, gururluyuz. Çünkü gerçekten o dönemler için iyi bir rakamdı. Merkez Bankası’nın kısıtlarını hatırlatmak gerekirse; sadece bu yıl getirilen kısıtlar şöyleydi:

- 4 Ocak 2025'te bir tebliğ çıkıyor. Yabancı para krediler için büyüme sınırı %1,5'tan %1'e düşürüldü deniyor. Turizm sektörü, ağırlıklı yabancı para kredi kullanıyor. TL ticari krediler için %2 olan büyüme sınırı ikiye bölünüyor. Eğer KOBİ ise %2,5 KOBİ dışı bir işletme ise onun da kuralları var %1,5 deniyor. Yani bir banka bir aylık hesap kesim döneminde en çok bu kadar büyüyebilir deniyor.

- 7 Şubat 2025 tarihli tebliğde yeni açılan ve yenilenen krediler için KOBİ’nin KOSGEB veri tabanına kayıtlı olması koşulu getiriliyor. KOBİ firması çok fazla ama KOSGEB kaydı olan sadece 300-350 bin firma bulunuyor. 

- 1 Mart 2025'te bir tebliğ geliyor. Yabancı para kredilerin büyüme sınırı %1'den %0,5'e düşürülüyor. Yabancı para kredilerde ikinci madde ile istisna kapsamı da daraltılıyor. 

- 21 Haziran 2025'de bir tebliğ daha geliyor. KOBİ vasfının belirlenmesinde KOSGEB veri tabanına kayıtlı olma şartı kaldırılıyor. Ticari kredi kartı ve kredili ticari mevduat hesabı kredilerinin hesaplanmasında bir önceki döneme ilişkin gerçekleşmeler dikkate alınacak şekilde hesaplama yönteminde değişiklik yapılmıştır deniyor. Yani bir önceki büyüme sınırı o ay içindeki büyüme sınırını etkilemiyor. Neden sadece bu iki maddeyi söylüyorsunuz derseniz, oteller mal alımlarını ağırlıklı olarak şirket kredi kartıyla yaptığı için söylüyorum. 

- 16 Ağustos 2025'te hesaplama dönemi 4 haftadan 8 haftaya çıkarılıyor. 8 haftaya çıkarılınca da az önceki büyüme sınırları çarpı 2 oluyor. Yönetilmesi kolay oluyor sadece. Sonra bir de KOBİ tanımında değişiklik yapılıyor. Satış hasılatı, yıllık net satış hasılatı veya mali bilanço tutarı toplamı 500 milyon TL'den 1 milyar TL'ye çıkarılıyor. 


Turizm kredi büyümeleri, pazar payı artışları…


Yılmaz, İş Bankası’nın sektördeki payı konusunda şu verileri aktardı: 

- 2023 yılı 12. ayı – 2025 9. ayı döneminde toplam nakdi kredilerde sektör %79,5 büyürken, İş Bankası %127,82 büyüdü. Aynı dönemde gayrı nakdi kredilerde İş Bankası %182,1 büyürken, sektör %71,6 büyüdü. 

- Nakdi kredilerde özel bankalar arasındaki 2023'de %18,37 olan payı şu anda %23,13'e çıktı. Özel bankalar arasında birinci sıradayız. Kamu bankaları dahil baktığımızda ise %9,38 olan payımız %11,88'e çıkmış. 

- Gayri nakdi kredide yine aynı dönemler arasında kamu dahil tüm sektörde payımız sadece %6,50 iken %10,69’a yükseldi. Özel bankalar arasında %16,63’ten 23,25'e çıktık. Yani her 5 gayri nakdi kredinin birini banka olarak biz vermişiz. 


Dönemsel etkiler olabilir ama turizmcilerimizin kasları çok kuvvetli


Turizmin döviz girdisi sağlayarak cari açığın azaltılmasına en büyük katkıyı yapan sektör olduğunun altını çizen Yılmaz, sektörün Orta Doğu’daki çatışmalar, Rusya-Ukrayna savaşı, terör olayları gibi dönemsel etkilerden de doğrudan ve direkt olarak etkilendiğine dikkat çekiyor. “Ama emektar turizmcilerimizin kaslarının çok kuvvetli olduğunu görüyorum” diyen Yılmaz, buna rağmen ciddi yatırımların yapıldığını da altını çizdi. 


Öncelikli sektörler: Savunma sanayii, üretim, ihracat, turizm


Banka olarak öncelikli olarak ekonomiye, istihdama, sürdürülebilirliğe katkısı olan sektörlere öncelik verdiklerini kaydeden Yılmaz, “Seçici olmamız lazım. Çünkü kaynağımız kıt. Özellikle savunma sanayiine, üretime, özellikle ihracatçılara ve tabii ki turizme öncelik veriyoruz.” dedi.  


Takip oranlarındaki artış ve ayrışan sektörler hangileri? 


Kredi geri dönüşlerinde olumsuz anlamda ayrışan sektörlerin başında 2 yıldır tekstilin geldiğini söyleyen Yılmaz şöyle devam etti: 

Emtia fiyatlarının son 1,5-2 senedir durgun olmasından dolayı bir miktar demir çelik sektöründe gerileme görüyoruz. Bütün sektörleri saymaktan ziyade şöyle söyleyeyim. KOBİ’lerin yoğun bir şekilde likidite akışları bozuldu. Nakit akışlarını dengeleyemiyorlar. Finansmana erişim eskiden olduğu gibi lebi derya değil. Dolayısıyla özellikle KOBİ’lerde bozulmaları artık çok ciddi bir şekilde görüyoruz. Bu durum 2025 yılında devam etti. 2026 yılının Haziran ayına kadar da devam edeceğini düşünüyoruz. O yüzden iki sektör söylemiş olayım. Diğerleri de sektör ayrımsız nakit akışını ayarlayamayan firmalar diyebiliriz.”


AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu’ndan kur uyarısı


Gazetecilerle sohbet toplantısında turizm sektörünün fotoğrafını çeken AKTOB Başkanı Kaan Kavaloğlu ise önümüzdeki dönem için kritik uyarılarda bulundu. Antalya’nın dünyanın en çok turist ağırlayan ilk 5 destinasyonundan biri olduğunu vurgulayan Kavaloğlu, gelirlerin yüzde 94’ünün Euro cinsinden olduğuna dikkat çekerek, “2026’nın üçüncü çeyreğinde 60 TL’nin altında bir Euro kuruyla karşı karşıya kalırsak turizm sektörü olarak çok zor bir dönem yaşarız” ifadesini kullandı.


Antalya, nüfusunun 10 katı turisti ağırlıyor


Antalya’nın turizmdeki yerini rakamlarla açıklayan Kavaloğlu, “Antalya’da yaklaşık 2 milyon 800 bin insan yaşıyor. Dün itibarıyla bu yıl 16 milyon 557 bin turist geldi ve geçen seneki 17 milyon seviyesine geçeceğiz. Neredeyse nüfusunun 10 katı kadar bir turisti ağırlayan bir kent” dedi. “Turizmin Antalya’ya katkısı 17,5 milyar dolar. Tarımın 2,2 milyar dolar, sanayinin ise 500 milyon dolar" diyen Kavaloğlu, "Türkiye’de yapılan konaklamanın yüzde 60’ı Antalya’da gerçekleşiyor. İstanbul’a gelen bir turist iki gece konaklarken, Antalya’ya gelen turist sekiz gece konaklıyor. Antalya, Türkiye’nin değil, belki de Avrupa’nın turizm başkenti” dedi.


Savaşın gölgesinde “dirayetli” sektör


Turizm sektörünün karşılaştığı zorluklara da değinen Kavaloğlu, jeopolitik risklerin en büyük tehdit olduğunu söyledi. Kavaloğlu, “İlk üç kaynak pazarımızdan Rusya ile Ukrayna savaş halinde. Rusya savaştan önce 6 milyon kişi rakamını yakalamıştı, bu sene ancak 4 milyonu yakalayacak. Ortadoğu’daki gerilimden dolayı da yaklaşık 500 bin İsrailli Antalya’ya gelemedi” diye konuştu. Bu zorlu koşullara rağmen sektörün “diyaletli” olduğunu ifade eden Kavaloğlu, İngiltere, Polonya, Kazakistan ve lüks pazar gibi alternatif pazarlara yönelerek dengenin sağlanmaya çalışıldığını aktardı.


Rakiplerimize göre en büyük avantajımız daha yeni oteller


Kavaloğlu, Türk turizminin Avrupalı rakipleriyle kıyaslamasını ise şu sözlerle yaptı: “Turizm maratonuna rakiplerimizden 15-25 yıl geride başladık. Ama çok hızlı bir şekilde maratonu koştuk. Avantajımız otellerimizin daha yeni, daha bakımlı olması. Ancak bu avantajı korumak için restorasyon ve renovasyona ihtiyaç var. Bu noktada bankaların ve devletin fi nansal desteği hayati önemde."


“Verginin de vergisini ödeyen bir sektör haline geldik”


Karlılık oranlarına ilişkin de bilgi veren Kavaloğlu, “Eğer fi nansal borcu olmayan oteller için bakıldığında yüzde 20 ila 25 arasında karlılık halen daha var. Ama bu vergi öncesi kardır. Vergi sonrasına baktığınızda rakamlar yüzde 10-15’e düşer. Son dönemde ‘verginin de vergisini’ ödeyen bir sektör haline geldik” değerlendirmesinde bulundu.


İstihdam sorunu değil, “istihdamın yönetilme” sorunu


Kavaloğlu, istihdam açığı ile ilgili de “Yabancı işçi oranı yüzde 10'da düşünüldüğü gibi yüksek değil. Pandemi döneminde nitelikli personelimiz sektörden ayrıldı. Yeni jenerasyonu motive etmek önemli. Bu nedenle meslek liselerinden başlayan stajyerlerimize gözümüz gibi bakıyoruz” dedi.


Geceleme 100 doların üstüne çıktı, rakipler 120 dolarlarda


Kavaloğlu, "Resort bölgelerinde bizim fi yatlarımız Euro. Ama örnek olsun diye şunu söyleyebilirim. Ortalama gecelik rakamlar 100 doların üstüne çıktı. Ama rakip ülkelerin ortalaması 120 dolarlarda. 105 dolarlara çıktığımızda rahatlıyoruz."

Yorumlar

0 yorum

Yorum bırak

Yorumunuzu bizimle paylaşın.

Yorumlar yayına alınmadan önce kontrol edilir.

Henüz yorum yok.